Frankeştayn

frankenstein kitap

Frankeştayn

Kürt açılımı yapılmasını anlarım… Çünkü, karşı çıkanlar olduğu gibi, destekleyenler de var. Ermeni açılımı da böyle…

Sen itiraz edersin belki ama, şahane diyen de var.
Peki, “Milletim öyle istiyor, açılım yapıyorum” diyen arkadaşlardan biri, bana izah edebilir mi lütfen, “genetiği değiştirilmiş organizma açılımı”nı niye yapıyoruz? Ortalık toz dumanken… Ahali, PKK’lıların memlekete gelişiyle meşgulken, dikkatler darbe marbe iddialarına yoğunlaşmışken, ana-babalar domuz gribi endişesine kafa yorarken… Kaşla göz arasında, TBMM’yi bypass ederek, şak diye yönetmelik çıkardılar… Ve, “genetiği değiştirilmiş organizma”ların ithalatını serbest bıraktılar. Hangi millet istiyor bunu? Her numaraya “Milletim öyle istiyor” diyorsunuz da… Mesela, genetiği değiştirilmiş domates istiyorum diyen Kürt var mı Türkiye’de? Genetiği değiştirilmiş çikolata istiyorum diyen Laz? Çocuğuma genetiği değiştirilmiş patates cipsi yedirmek istiyorum diyen Türk var mı aramızda? Kim istiyor bu işi kardeşim? Kim? Genetiği değiştirilmiş organizma, eğer angutsan, entel bi sıfat gibi geliyor kulağa, bilimsel gibi duruyor… Aslında “frankeştayn gıda” onların adı! Çünkü, normal yollardan insan evladı doğurmak varken; birinin kulağını birinin kafasına, birinin burnunu öbürünün suratına takmak gibi bi şey… Kabaca anlatırsak, dayanıklı olsun diye balık genini domatese, bakteriyi patatese monte ediyorlar… Sonradan tonla para verip ilaçlama yapılacağına, haşere ilacını daha tohumundan mısır genine kakalıyorlar. Sinek yuttuğu için böcek ilacı içen süper zekâ vatandaşımız gibi yani… Sevgili halkımız, adında domuz var diye, domuz gribi aşısı caiz mi diye soruyor ama, belki domuz genini soya fasulyesinde yiyor, haberi yok… Peki, niye yapıyorlar bunu? “Açlığı önlemek için” diyorlar… İnsanoğluna gıda yetişmiyormuş, böylece verimi arttırıyorlarmış…
Raf ömrünü uzatıyorlarmış. İyi de birader… Buğday mı yetişmiyor bu ülkede? Pancar mı eksik? Pirinç mi yok? Yanlışlıkla elinden düşürsen, fışkırmıyor mu topraktan? Şapşal politikalar yüzünden, fazla geldiği için, para etmediği için, mahsulümüzü yakarken, derelere dökerken, hangi açlık? Allah’ın bu millete lüftu Anadolu’da, şu ürün yetişmiyor, o yüzden genetiği değiştirilmiş organizmaya ihtiyaç var, denebilir mi, utanmadan? Üstelik, sadece sebze-meyve değil hadise… O sebze-meyvelerle yapılan, bin küsur üründe var bu genetiği değiştirilmiş organizma… Çikolatadan cipse, meşrubattan ketçapa… Şeker ayaklarıyla, baklavada bile kullanıyorlar… Bebek mamasında var! Yersen ne oluyor? Avrupa’da resmen kanıtladılar; bağışıklık sistemini çökertiyor, kansere yol açıyor, kan yapısını bozuyor, sindirim sistemini harap ediyor, karaciğeri haşat ediyor, erken doğuma-kısırlığa sebep oluyor… Antibiyotik şırınga ettikleri için, farkında olmadan bağışıklık kazanıyorsun, hastalandığında antibiyotik alıyorsun, havagazı. İsviçre sokmuyor, Yunanistan sokmuyor, o beğenmediğin Sarkozy “Bunları Fransa’ya sokanı oyarım” diye yasa çıkardı…
Burası dingonun ahırı mı? Aman yemeyelim dersen, nasıl yemeyeceksin? Nasıl ayırt edeceksin? Koklasan aynı, ellesen aynı, tatsan aynı, laboratuvara götürüp analiz ettirecek değilsin… Nereden anlayabilirsin? Etiketinden… Etiketin üzerinde “Bu üründe genetiği değiştirilmiş organizma var” yazmalı ki, bakıp anlayabilesin, di mi? Şimdi sıkı durun… Bunların memlekete girişine izin veren yönetmelik diyor ki, “Etiketlere genetiği değiştirilmiş organizma içermez yazılamaz!” Efendim? Yazılamaz! “İsteyen yemesin, baksın etikete görsün” diyeceklerine… “Etikete baksın, görmesin” diyorlar! İlla yedirecek. Tekrar soruyorum: Her numaraya “Milletim öyle istiyor” diyorsunuz da, bu açılımı hangi millet istiyor? Türk mü, Kürt mü, Rum mu, Ermeni mi, Laz mı? Bunu bu millete niye yapıyorsunuz?

(YILMAZ ÖZDİL-Hürriyet-01/11/09)

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

11 yorumlar

  1. En nefret ettiğimiz öğretmenlerimiz bize en çok verenlerdir. Dreamer

  2. İLGÜN VARGIN

    İnglizce öğrenmek istiyorum ama önyargılarım var diyenlere tavsiye edebilirim.

  3. BABÜR BAYÜLKEN

    Yapabildiğiniz ya da düşünebildiğiniz her neyse, başlayın. Cesaretin dehası, kudreti ve büyüsü vardır. Goethe

  4. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için. Alexandre Dumas

  5. Her şeye doğru demek ahmaklıktır. Fakat her şeye yanlış demek de zorbalıktır. (Accepting everything as thrut is foolishness, but, as suming everything as false is thranny.) Mevlana Celaleddin-i Rumi

  6. Stres çağımız insanın başındaki en büyük sorunlardan biridir. bu hastalıktan kurtulmak için alternatif yollar denenmelidir. Bu çalışmanın stresi yok etme yolunda en önemli argümanlardan biri olduğunu düşünüyorum. telkinmp3

  7. ŞİMAL ALDOĞAN

    Yapılan şeyler utanç verici olmadığı halde utanılıyorsa denenmeli. telkın

  8. bütün hayatımızı bu gereksiz fikir yüzünden zehir ediyoruz.. bunu aşabildiğimizde bir çok şey değişecektir. iş iş iş

  9. Sizi izleyince çok etkilendim. bende ailem için ürünlerinizden faydalanmak istiyorum..Oğlum üniversite sınvına girecek, kızımın işe ihtiyacı var, benim ise ciddi maddi sıkıntım var… bunlar için yadımcı olursanız sevinirim şimdiden tşkler anti aging ne demek

  10. sevgiler ruh eşim

  11. FAHRİ BELGİN

    sigaradan kurtulmak isteyen arkadaşlarım kendinde o gücü bulamayınca tekrar başlıyor ama bu cd ler 21 günlük tekrarlarla sizi sigarasız hayatın MÜPTELASI yapıyor… klitorislerini

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Open chat
1
Hoşgeldiniz!
"AliGulkanat.Com.Tr" olarak size yardımcı olmak için buradayız. Soracağınız sorulara en kısa sürede yanıt vereceğiz. 🙂