Çarşamba , Ağustos 1 2018
Ana Sayfa / Anne Ve Çocuk / SÜTANNE GELENEĞİ ARTIK İNTERNETTE!

SÜTANNE GELENEĞİ ARTIK İNTERNETTE!

Bir sütkardeşim var, adı Ferhat. Şimdi nerede yaşıyor hatta yaşıyor mu, bilmiyorum. Annesinin sütü kesildiğinde annem sütünü vermiş ona sağlıklı büyüsün diye. Dolayısıyla ben bu kavramın hep ne kadar doğal olduğunu bilerek geldim bu yaşa ama internette rastladığım bir “hareket” insanların hala bu konuda sıkıntılar yaşadığını gösterdi bana. Hareketin adı “Anne sütü olanlar olmayanları bulsunlar.” Mucidi ise Derya Taşdiken…

Marka Anne adlı bloğuyla kendine bir okuyucu kitlesi yaratan 27 yaşındaki Derya Taşdiken’in, şu anda 1 yaşında Eren isimli bir oğlu var. Anneleri ilgilendiren her konuda yazılar yazan Derya Hanım ile bu hareketi başlatma gerekçelerini ve nasıl organize olduğunu konuştuk bizi misafir ettiği evinde.

Hamileliğinden önce çeşitli dergilerde görev alan Taşdiken, daha sonra ne yapmak istediğini düşünmek için ara vermiş iş hayatına. Evlendikten sonra moda ile ilgili bir şeyler yapmayı planlarken hamilelik, onu başka bir alana sürüklemiş. Oğlu Eren doğduktan sonra sütü yetersiz olduğundan anne sütü aramaya başlayıp bu işin ne kadar meşakkatli olduğunu görünce “Anne sütü olanlar olmayanları bulsunlar” kampanyası için fikir üretmeye başlamış. Yaklaşık 10 aydır faaliyet gösteren web sitesinden ve sosyal medyadan sürekli çağrıda bulunuyor ve giderek daha fazla anneye ulaşıyor. İstanbul’da 11, Ankara’da 1 tane süt aile oluşturduklarını söyleyen Taşdiken, İzmir ve Samsun gibi birçok şehirde de hala bekleyenlerin olduğunu söylüyor.

“Anne sütü olanlar olmayanları bulsunlar” hareketi ne zaman başladı?

Doğum sonrası benim sütüm yetersiz olduğundan ve Eren’e daha bu kadar küçükken mama yedirmek istemediğimden sütanne aramaya başladım. Onun doğal bir besin dururken hazır mama gibi yapay gıdalarla beslenmesine gönlüm el vermedi. 17 günlükken ilk sütannemizle buluştuk ve bu fikir o zaman aklıma düştü.

 

Eren ve süt kardeşi Duru

Daha sonra sütanne sayımız 3’e çıktı. Hatta 2. annemizi doktorum yönlendirdi bana ve öğrendim ki bu annemiz fazla sütünü değerlendirmek için hastanelere bile gitmiş ama bürokratik işlemler pes ettirmiş onu. Tüm bunlardan sonra dedim ki; “Bana bile bu kadar fazla sütü olan anne denk geldiyse, sütü fazla olan ve hiç olmayan bir sürü insan olmalı.” Sezaryen doğumlar arttıkça sütü olmayan kadın sayısı da artıyor sonuçta.

Bu oluşumun koordinasyonunu nasıl sağlıyorsunuz peki?

Süt vermek veya almak isteyenler bize mail atıyor, biz de onları bir araya getiriyoruz. Biz dediğime bakmayın, ekibim ben ve eşimden ibaret. Sitemde bu başvurular için bir form da hazırlayacağım. Şu an ise bana e-posta ile ulaşıp yaşadıkları il/ilçe, bebeklerinin doğum tarihi, isim/soy isim, telefon numaraları ve süt almak/vermek istedikleri gibi bilgileri gönderiyorlar. Bu e-postalar bazen çok uzun ve güzel hikayeler de içeriyor tabii.

 

Eren poz veriyor

Sadece bir web sitesi üzerinden ulaşanlar, nasıl güvendiler size?

Açıkçası hiç bilmiyorum. Belki benim anlattığım hikaye güvenilir geldi. Aynı şeyleri yaşıyoruz çünkü.

Onlar buluştuktan sonra sizinle iletişimleri nasıl devam ediyor?

Çok samimi… Mesela Ankara’da buluşan ailelerden ilk buluşma anlarını anlatan bir yazı yazmalarını rica etmiştim. Uzun ve çok güzel bir yazı geldi. İstanbul’dakilerden de bekliyorum. Sitemizde bu harekete özel alan açıldığında herkes bu gelişmeleri ve yazılıp çizilenleri görebilecek.

Aileler anne sütünün güvenilirliğini nasıl ölçüyor?

Benim eşim de önceleri güvenmeyip karşı çıkmıştı “Süt verecek anne belki sigara içiyor, kötü besleniyor” diye. Bir babanın bunları düşünmesi çok normal ama anneler, başka bir annenin süt vereceği bebeğe bunu yapamayacağını biliyor, hissediyor. Dikkatli olmak gerekiyor tabii yine de.

Süt veren annelerin sütünün geldiği dönemler doğum sonrası 3-5 ay arası. Hamilelikte tüm testleriniz yapılıyor zaten, bulaşıcı bir hastalık var mı, yok mu biliniyor. Sonradan kapılmış bir hastalık olabilir. Bu durumda süt verecek anneden testler talep edilebilir, onun imkanı yoksa süt alacak aile bunu temin edebilir. Ne yalan söyleyeyim ben hiç düşünmedim bunları, güvendim.

 

Anne sütünü değerlendiren kurumlar ya da sizinki gibi başka kampanyalara rastladınız mı?

Olmadığını biliyorum ama açıkçası uzun uzadıya da araştırmadım. Böyle yerler olsa bana ulaşan anneler muhakkak bilgi sahibi olurdu diye düşünüyorum çünkü çok uzun araştırmalar yapıyorlar.

Başlattığınız kampanyaya destek vermek isteyen yerler çıktı mı peki?

Şimdiye kadar gelmedi ama çok isterim. Tek başıma sistemi büyütmem mümkün değil. Test cihazları, buzdolabı gibi gerekli malzemeleri sağlayıp bunu kurumsal ve tüm Türkiye’ye ulaştıracak bir sistem getirecek. Bu konuda herkese açığım, destek olurum.

Hazırlayan: Hanife Yaşar
Fotoğraf: Melin Kahraman

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

9 yorumlar

  1. Başarı, kişinin başlangıç noktası ile ulaştığı yer arasındaki farktır. Sweet Marden

  2. İşiniz sizin için oyun gibiyse,iş eğlencelerden daha eğlenceli olur.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.