Ana Sayfa / Satışın Şifreleri / Satış Ve Pazarlık

Satış Ve Pazarlık

Satış Görüşmelerinde Pazarlık Ve Satıcının Görevleri

1.    SATICILIK PAZARLIK ETMEKTİR.

a)    Ülkemizde pazarlık etmek müşterinin bir alışkanlığıdır.

b)    Yaptığımız işte pazarlık kaçınılmazdır.(Mağaza değiliz ki etiketi koyalım “ister al ister alma “ diyelim. Teklif verme usulü ile çalışıyoruz.

 2.    ALICILAR PAZARLIK ETMEYİ BİLİYOR

a)    Perakende alışlarda bile pazarlık eden bir halk’ ın oluşturduğu toplumda yaşıyoruz. Alıcılar, pazarlıkta çok deneyimli. Hedef  kitlemizin çoğu iş adamı ticaretin içinden geliyorlar ve pazarlığı çok iyi biliyorlar.

b)    Alıcıların satış görüşmelerin de daha uygun fiyat ve koşullar sağlamak üzere nelere dikkat ettiğini, nasıl pazarlık yaptığını öğrenmek satıcı için çok yararlı olur.

c)    Rakip’ in taktiklerini bilmek satıcıyı güçlendirir.

3.    ALICI İLE SATICI İŞ ORTAĞIDIR

Pazarlıktan iki tarafta Kazançlı çıkmalıdır. Alıcı ile satıcı birbirlerinin rakibi değil, iş ortağı gibi görmelidir. Varılacak sonuç iki tarafında çıkarına olmalıdır. Bu strateji “İkimiz de kazanalım” şeklinde özetlenebilir.

4.    SATICI DANIŞMAN ROLÜ ÜSTLENMELİDİR

Pazarlık sürecinde de, pazarlık sonrasında da satıcı danışmanlık rolünü üstlenmelidir. Bu Alıcı’ ya güven veren bir unsurdur. Bu rolü üstlenmek içinde satıcı çok iyi bilgili olmalıdır.

5.    ALICI AÇISINDAN “EN İYİ ANLAŞMA” HER ZAMAN EN DÜŞÜK FİYATI SAĞLAMAK DEĞİLDİR

 Profesyonel alıcılar toplam maliyet ve toplam faydanın çıplak fiyat’ tan daha önemli unsurlar olduğunu görür ve satıcılarla bu temelde pazarlık yapar.

 Alıcı bir ürün ya da hizmete, sağlayacağı ek yararlar göz önünde tutularak daha fazla para ödeyecekse, sonuçta karlı çıkacağına ikna olmalıdır.

 Satıcı ikna edici olamamışsa, alıcının benzeri bir ürün/ hizmet daha düşük bir fiyattan almaya hakkı vardır, dahası böyle davranması zorunludur.

6.    İKNA YÖNTEMİ İLE PAZARLIK YÖNTEMİ ARASINDAKİ FARK

 İkna yönteminin nerede bittiği pazarlığın nerede başladığını kestirmek mümkün değildir. Taraflardan biri karşısındakini ikna etmeye çalışırken, diğerinin pazarlığa girişmesi pekala mümkündür.

a)    Pazarlık ne zaman başlar ?

 Satış görüşmelerinin en başlarında tanıtım ve ilk sunuş aşamalarında ikna yöntemleri kullanılır. Satış koşullarıyla ilgili bir itiraz olması halinde de (örneğin $’ la neden fiyat veriyorsunuz şeklinde bir soru gelebilir. Bu pazarlığı değil ikna yöntemini gerektirir) ikna yöntemine başvurulur. Bu uygulama tüm satış görüşmesi sırasında sürebilir. Satıcı muhtemel müşteriyi teklifi kabul etmeye ve satışı sonuçlandırmaya  da ikna etmek durumundadır.

Pazarlık, ikna yönteminin tıkandığı, satıcı ile alıcının amaç ortaklığına ulaşamadığı, artık karşılıklı ödünlerin beklendiği aşamada girer.

 Muhtemel müşteri satıcının sunduğu teklifi geri çevirir yada kararsızlık gösterirse, ikna yönteminin yanı sıra pazarlık yöntemi de kullanılmalıdır.

 7.    …..VE SATIŞ

 Pazarlık taraflar arasında bir görüş alışverişidir. Satıcı ve alıcının görüş birliği ve görüş ayrılığı içinde oldukları konular vardır. İkna ve pazarlık yöntemleri kullanılarak, görüşler yakınlaştırılır ve sonuçta satış sağlanır.

 

 ALICININ PAZARLIK TAKTİKLERİNE KARŞI KOYMA YOLLARI

Pazarlık yoluyla satış adeta bir oyundur. Satış görüşmesindeki planlama ve uygulamayı bir oyun gibi düşünebiliriz. Alıcılar ve satıcılar bu oyunun oyuncularıdır. Oyunun uyulması gereken kuralları, saldırı ve savunma stratejileri bulunuyor, oyuncuların bilgi ve beceri sahibi olması gerekiyor.

 Diğer oyunlardan farklı yanı ise, başarılı bir iş görüşmesi “oyunu”ndan iki tarafın da kazançlı çıkmasıdır. “İkimizde kazanalım” yaklaşımı her satış için söz konusudur ve sonuç her iki tarafı da tatmin edicidir. Biz burada satıcı tarafın antrenörü olarak hareket edip, SALDIRI üzerinde duracağız. Satıcıların yararlanacağı pazarlık strateji ve taktiklerinin tartışacağız.

 Ama işe, iyi SALDIRI planlamak için önce alıcıların saldırılarına karşı SAVUNMA geliştirmekle başlayalım. Pazarlıkta satıcının kendi pazarlık gücü kadar, alıcının pazarlık taktiklerine karşı iyi bir savunma geliştirmesi de önemlidir.

 Tecrübeli alıcılar, bildikleri pazarlık stratejileri nedeniyle daha güçlü atak yapabiliyor. Bu stratejilerin neler olduğunu anlayamadığımız ve karşı koymak üzere savunma geliştirdiğimiz taktirde, sonuca varamama olasılığımız yüksektir. Yani satış yapamazsınız.

 

SATICILARA KARŞI ALICILARIN KULLANDIĞI 24 TAKTİK VE BU TAKTİKLERE KARŞI KOYMA YOLLARI

1.    “Aşırı Düşük Fiyat Verme” Taktiği :

 Karşı tarafın kaybetmesini hedefleyen bir pazarlık anlayışıdır.

 Alıcı, başlangıçta çok düşük fiyat verir. Örneğin, alıcı “Şantiye’ ye teslim edilecek her panel’ e 50 TL’ den daha fazla ödemeyiz.” Burada muhtemelen müşterinin geçerli fiyatlardan haberdar olmadığı varsayılabilir. Piyasa da geçerli fiyatlar hakkında alıcı bilgilendirilir. Örneğin 50 TL’ ye bitüm esaslı shingle dahi alınamayacağı, çelik’ in bitüme göre dünya piyasalarındaki fiyatından bahsedip kıyaslamalarla verilen fiyatın anlamsızlığı vurgulanır.

2.    “Bütçemiz Kısıtlı” Taktiği

 Alıcı çoğu kez alacağı ürün ya da hizmet için en çok ne kadar ödeyebileceğinin hesabını önceden yapar. Buna o iş için ayrılan bütçe denir.

 Alıcı pazarlık sırasında bütçe sınırlamasını satıcıya karşı kullanarak, ödün bekler; “Teklifiniz isteğimize uygun, ama işin tümü için yanlızca 10 bin dolarlık bir bütçeniz var” şeklinde cümleleri  sık sık  duyarsınız. Özellikle grup ya da kooperatif şeklinde inşaat yapanların belirli işler için belirli bütçeleri vardır. Bütçe sınırlaması taktiği tümüyle ahlaka uygundur, çoğu zaman doğrudur; hem alıcı, hem de satıcı açısından sonuç alıcı biçimde kullanılabilir.

 Maliyeti yüksek ürün ve hizmetlerin alımında, ya da büyük miktarlardaki alımlarda genellikle bütçe yapılır. Gerçek bütçe kısıtlamalarının iyi bir yanı, alıcı ve satıcının önünde ortak bir engel oluşturması ve sorunun çözümü için ortak çabanın gerekmesidir. Alıcı ürünü beğendiğini söyler ve pazarlık dostça bir havada başlar.

 Satıcı bundan sonra ki adımda müşterinin ihtiyaçlarını yeniden gözden geçirir, fiyatı bütçeye uydurmak üzere vazgeçilebilecek kalemleri ya da alternatif çözümleri belirler. Satıcı çoğu kez, harcamayı biraz arttırmakla yatırımdan daha iyi sonuç alınabileceği konusunda müşteriyi eğitilebilir ve bütçe sınırını böylelikle yükseltebilir. Bütçe kısıtlaması taktiği, kimi zaman satıcının verdiği fiyatları denetlemek üzere alıcının baş vurduğu bir hiledir.  Bu taktik alıcı açısından etkilidir, çünkü satıcıyı fiyatı olabildiğince düşürmeye  zorlar.

“Bütçe “ taktiklerine karşı koymak Müşterinin uyguladığı bütçe kısıtlaması taktiklerine karşı şu yollar izlenir.

 a.    Sınırlamanın doğruluğun dan emin olun. Doğruysa sınırlamanın esneklik derecesini araştırın.

 b.    Bütçe kısıtlaması taktiği ile karşılaşmaya hazır olun ve ilk teklifinizin fiyatı indirilmiş alternatiflerini de hazırlayın.

 c.    Maliyeti düşürmek için alternatifler önerirken, bunun getireceği olumsuzlukları da anlatın. Ama bunu yaparken alternatiflerinizi de kötüler duruma düşmeyin; böylece, alıcı düşük fiyatınıza rağmen almaktan vazgeçmesin. Alternatifin yine de bedelinin karşılığını veren iyi bir alım olduğunu vurgulayın.            Daha düşük fiyatlı satış yapmak, hiç yapmamaktan iyidir.

 d.    Bütçe kalemlerinden bazıları başka bir bütçeye aktarılabiliyorsa farklı bir zamanlama önerin: “Şimdiki bütçenizle işin şu kadarını yapalım ve öteki kısmını önümüzdeki döneme bırakalım.”

e.    Bütçe kısıtlamalarından söz eden kişinin son kararı vermeye yetkili olmadığından kuşkulanırsanız, son kararı verecek kişinin kim olduğunu araştırın ve o kişiyle görüşün.

Görüşürken öngörülen bütçe sınırını aşmanın getireceği yararları vurguladıktan sonra, söz konusu sınırların değişip değişmeyeceğini yoklayın.

f.     Alıcının maliyeti düşürmeye yardımcı olmak isteyip istemediğini öğrenin. “Biz fiyatları bütçenize uygun hale getirirsek, çatıların ahşaplarını da siz üstlenir misiniz?”

Karşılaşabileceğiniz bütçe kısıtlaması taktiklerini önceden düşünüp hazırlanırsanız, rakipleriniz bu konu da ne yapacaklarını bilmez ya da alternatif üretmek üzere kafa patlatırken, siz satışınızı gerçekleştirebilirsiniz.

 Bütçe sınırını genişletmek üzere pazarlığa hazırlık

 Bütçe sınırlamaları, rakiplerin düşünmediği alternatifler üzerinde önceden düşünmüş satıcıya yararda sağlayabilir.

Birkaç örnek verelim.

Alıcıya şöyle bir teklifte bulunabilirsiniz:

“Ben sizin öngördüğünüz bütçe sınırı içinde kalırım, eğer siz…

a)    “Bütün çatıları bize yaptırırsanız.”

b)    “Ildızbond yerine Ildıztile modelini kullanabilirseniz”

c)    “Bize 50.000 dolar peşin ödeme yaparsanız.”

d)    “Teslim süresini 6 aya yayarsanız.”

e)    “Cephe kaplama işini de bize verirseniz.”

f)     “İşçiliği siz yaparsanız.”

Satış ve sözleşme deneyiminize ve ürün veya hizmetlerinizin durumuna göre alternatifleri çoğaltabilirsiniz.

 

 3.    “Daha iyi fiyat Verebilirsin” Taktiği

 Rekabetin çok olduğu sektörlerde, alıcı rakiplerin daha iyi (düşük) fiyat verdiğini söyleyerek fiyatı düşürmeye çalışırlar. Alıcılar, bu taktiği aslında bütün satıcılara, en düşük fiyat verenlere de uygular. Akıllı alıcılar, rekabetin yüksek olduğu sektörlerde fiyatın oynayacağını görüyor ve bu yoldan düşük fiyata varacaklarını biliyorlar. Ancak bu taktik bir süre sonra etkisizleşmektedir. Böyle bir alıcı taktiği karşısında satıcılar önerdikleri ilk fiyatlara bir”pazarlık marjı” eklemeye yöneliyor. Ayrıca satış yalnızca fiyata indirgendiği için, kalite ve yan hizmetlerde de düşme olmaktadır.

 İlk savunma fiyatınızı bilmektir.

 “Daha iyi fiyat verebilirsin” taktiği karşısında yapmanız gereken ilk iş fiyatınızı ve bu fiyatı nasıl savunacağınızı bilmektir. Çoğu zaman rakiplerinizden biri, bazı kalemleri devreden çıkararak daha düşük fiyat verebilir. O farklılık ne ise onu öğrenin ve sonra fiyatınızı savunun.

Önemli olanın çıplak fiyat değil, ürün veya hizmet karşılığında sağlanacak toplam yarar ve bunun getireceği toplam maliyet olduğunu gösterir.

 Eğer müşterinizin geçerli bir nedeni varsa ve fiyatı düşürmek durumundaysanız, karşılığında bazı ödünler istemelisiniz.

 

4.    “Fazla Zamanım Yok” Taktiği

 Tecrübeli alıcılar zaman konusunda ki sıkışıklığın ve belirlenen tarihe yetiştirmenin satıcıları ödün vermeye zorladığını bilirler.

 Zaman baskısı, pazarlık için zaman olmadığı düşüncesi ile satıcının düşük fiyat vermesini sağlamak için kullanılır.

 Alıcının baskı unsuru : Zaman

 Alıcıların en kısa sürede en düşük fiyatı alabilmek için “fazla zamanım yok” taktiğini uygularken kullandıkları ifadeleri sizde deneyimlerinizden bilirsiniz.

 a)    “Bütçemiz ayın ilk günü bağlanıyor, kesin önerinizi o tarihe kadar bekliyoruz.”

b)    “Kesin teklifinizi yarın sabah ki toplantımıza kadar öğrenmek zorundayım.”

c)    “Teklifler gelecek Pazartesi saat 10.00’ da görüşülecek.”

d)    “Diğer firmaların alternatif fiyatlarını yarın öğreneceğim.”

e)    “Satın alma bölümümüzde değişiklik  olacak, yeni arkadaşımız ayın birinde görevi devralacak, görüşmeleri artık nasıl yürütür bilemem.”

f)     “Patron yarın  altı haftalığına Avrupa’ ya gidiyor, gitmeden önce onayını almam gerek.”

g)    “Satın alma komisyonumuz gelecek Pazartesi toplanıyor. Verdiğiniz teklif son teklifiniz mi?.”

h)    “Mayıs ayı başında çatılara başlıyoruz. O zamana kadar mallar şantiye’ de olmazsa, başka şirketten almak zorunda kalacağız.”

 Alıcıların ister istemez uymak zorunda oldukları zaman sınırlamaları elbette vardır. Satıcı, bu sınırlamanın değişip değişmeyeceğini öğrenmelidir.

 Müşterinin zaman konusundaki sınırlamalarını aşmanın yolu, ürününüzün / hizmetinizin fiyatını, koşullarını çok iyi bilmek ve zaman baskısı altında gerçekçi olmayan ödünler vermemektir.

 

5.    “İster Kabul et, İster Etme “ Taktiği

 Satış görüşmelerinde, bazen taraflardan birinin “Son teklifim budur” dediği noktaya gelinebilir. Görüşmenin havasına göre, durumu vurgulamak üzere, “İster Kabul et, İster Etme” gibi ifadeler kullanılabilir. Bu taktiği alıcı da satıcı da kullanabilir. Ancak alıcının konumu bu taktiği kullanmaya daha elverişli olduğunu belirtmeliyiz.

 Böyle bir durumda müzakerenin sona erdiği ve satıcının, ya alıcının “son teklif” ini kabul etmesi ya da müşteriye teşekkür edip ayrılması gerektiği düşünülebilir.

 Hiç de değil ! Görüşmeyi devam ettirme olanağı henüz tükenmemiştir.

 Son Teklifi Aşmanın Yolları

 Alıcının getirdiği “son teklif” i aşmanın yolları vardır.

 a)    Teklifi hiç duymamış gibi müzakereyi sürdürün

b)    Alıcının teklifinde ciddi olmadığını varsayın. Teklifin doğruluğunu sorular sorarak anlamaya çalışın

c)    Koşulları gözden geçirerek iki tarafın da aynı şeyden söz edip etmediğini kontrol edin. “Anladığım kadarıyla Ahmet bey, siz sunları öneriyorsunuz. Bu anlaşabileceğimizi gösteriyor, değil mi?.”

d)    Ürün veya hizmetin önerdiğimiz fiyattan kabul edilmesi halinde sağlayacağı yararları yeniden belirtin. Alıcıyı satın almamakla neler kaybedeceğini ve geçerli teklifi hemen kabul etmemesinin risklerini anlatın.

e)    Teklifinizden  ( bütçe sınırlaması durumunda olduğu gibi) çeşitli kalemleri çıkartarak, miktarı ya da kaliteyi farklılaştırarak ya da yan hizmetleri azaltarak değişiklik yapın: “Fiyat konusundaki ısrarınızı anlıyorum Ahmet bey, eğer ahşapları siz verirseniz, size bu fiyatı verebilirim. Ne dersiniz?.”

f)     “İster Kabul et, İster etme” durumuna yol açan unsurları dışlayarak, kalan diğer unsurlar üzerinde müzakereyi sürdürün.

g)    İstenen fiyat indirimini karşılama durumunda değilseniz, örneğin yan hizmet sunmak, garanti süresini uzatmak, v.b gibi fiyat dışı önerilerde bulunun.

h)    Eğer alıcının “son teklifi” bir stres anında söylemiş olduğunu hissediyorsanız, alıcıya geri adım atmasını sağlayacak ortamı yaratın: “Bunu Kastetmediğinizi biliyorum Ahmet bey, şimdi görüşmemize dönelim.” Kabahati üstünüze alabilirsiniz: “Belki ben yeterince açık anlatamadım; şöyle söyleyeyim, fiyat’ a Ildızfoil dahildir, bu 275 dolar tasarruf etmeniz demektir.

i)      Alıcının son teklifini kabul etmek durumunda iseniz, o zaman öncelikle satış bağlantınızı tamamlayın: “Bu fiyat’ ta anlaşırsak, siparişi hemen verecek misiniz?.”

 j)      Alıcının son teklifini reddetmenizde elbette mümkündür. Yukarıda belirtilen alternatifleri deneyip sonuç alamadınızsa, satış görüşmesini dostça bitirin: “Görüş birliğine varamadığımız için üzgünüm, Ahmet bey. Sizinle iş yapmayı gerçekten isterdik. İzin verirseniz birkaç hafta sonra sizi yine arayıp, gelişmeleri öğrenmek isterim. Bu arada ihtiyaç duyduğunuz her bilgi için lütfen bizi aramakta tereddüt etmeyin.”

 6.   ” Teklifinizi Onaylatmam Gerekiyor ” Taktiği

 Alıcı konumundaki kişi, görüşmelerde  tam yetkili olduğu izlenimi verebilir. Anlaşma noktasına gelindiğinde ise, ”Onay için patronuma götürmem gerekir” diyebilir. Bu taktik, görüşmelerde bir düzeye geldikten sonra, alıcıya yeni bir hareket alanı sağlar.

 Satıcı görüşmelerin başında her türlü görüşmeyi yapmaya yetkili olduğunu belirtmişse, durumu özellikle zordur.

 Alıcı teklifte bulunurken, satıcının anlaşma yapabilecek durumda olduğunu bilmektedir. Yani alıcı satıcının bir adım önündedir.

 Satın almaya kimin yetkili olduğunu araştırın.

 Bu taktiğe karşı bir savunma olarak, görüşmelere başlamadan önce karşı tarafın (alıcının) tam yetkili olup olmadığını örenilmelidir. ” Anlaşmaya vardığımızda sözleşmeyi imzalamaya yetkili misiniz? ” diye sorabilirsiniz.

 Karşınızdaki tam yetkili değilse, tam yetkili kişinin kim olduğunu öğrenin.

 Bir çok projede son sözü mal sahibi yada yönetim kurullarının karara bağladığını unutmayın daima yetkiliye ulaştığınızda o noktaya kadar verdiğiniz tavizlerden daha fazlasının isteneceğini unutmayın.

 Bu marjları her zaman saklı tutun.

 Yetkili kişinin kim olduğunu öğrenemezseniz o zaman görüştüğünüz kişiye, böyle bir onay aşamasında sizinde anlaştığınız noktaları gözden geçirme hakkınız olduğunu belirtiniz.

 Özellikle bu noktada, zaman veya stok sınırlamasını koyarak yeni bir pazarlık imkanının önünü kesebilirsiniz. Patronunuz  sözleşmeyi yarın onaylarsa anlaşma mevcut haliyle geçerlidir. Aksi taktirde iki tarafta değişiklik önermekte serbestir. Yada, ” Elimizdeki malı yarına kadar sizin için tutabilirim daha sonrası için garanti veremem ” diyebilirsiniz.

 Satıcının yetkisinin sınırı konusunda açık kapı bırakmasında her zaman yarar vardır.

7.    ”İyi Adam – Kötü Adam” Taktiği

 Filmlerde gördüğünüz iyi polis-kötü polis taktiği, pazarlıklarda sıkça iyi adam-kötü adam yöntemi ile uygulanır.

 ‘Kötü adam” fiyat ve hizmet konusunda kesin tavırlıdır: ”Çatı başına 5.000 $’ dan daha fazla vermem, haftada bir çatı teslim edilmesini isterim.” Ortağı ”iyi adam” ise, bu konuşma karşısında utanmış gözükür ve bir noktada artık dayanamaz: ” Bak Mehmet o kadar mantıksız olma Cem iyi çocuk, bu işten kar etmek onuna hakkı, 5.500 $ diyelim ancak haftada iki çatı teslim etsin.”

 Böyle bir durumda satıcının ”iyi adam” a minnettar kalması, rahatlaması ve bu teklifin üzerine atlaması beklenir. Oysa ” iyi adam” ın teklifi de satıcı için gerçekçi olmaktan uzaktır.

 Satıcılarda bu taktiği kullanır.

 Satıcılarda alıcılara karşı aynı taktiği kullanabilir. Satıcı ” iyi adam” dır. Ve alıcıyla birlikte davranarak yönetici yada mal sahibi olan ”kötü adam” ı alıcı için daha elverişli koşullara ikna etmeye çalışır.

 Taktiği anlamak en iyi savunmadır.

 Ayaklarınızı bastığınız zemini iyi tanıyın ve ”iyi adam-kötü adam” taktiğinden etkilenmeden kendi zemininizden yola çıkın. ”Ahmet Bey, yardımcı olmak istediğiniz için teşekkür ederim. Ancak  önerimin gerçekten kabul edilebilir olduğuna inanıyorum.”

 

8.    ”Tehditle Sonuç Alma” Taktiği

 Bazı müşterilere daha iyi şartları kabul ettirmek için satıcıları doğrudan yada üstü kapalı tehdit  eder. En çok bilinen tehdit, satıcı razı olmadığı taktirde, müşterinin firmayla olan diğer ilişkilerini de keseceğini belirtmesidir.

 Müşterinin, firmayla hatırı sayılır bir yıllık iş yükü varsa, bu tehdit belirli ölçüde etkili olabilir. (Bayiler bu taktiği zaman zaman kullanıyor.)

 Bir başka tehdit yöntemi müşterinin ürün yada hizmetle ilgili bir sorunun istediği gibi çözülmediği taktirde, herkese satıcının güvenilmez olduğunu anlatacağını söylemesidir. (Yada basına, tüketici köşelerine yayacağı tehdidi )

 Tehdit müşterinin satıcıyı daha üst amirlere şikayet edeceği şeklinde de olabilir.

 Çoğu zaman satıcılar işi kurtarmak için onurlarını feda etmek zorunda kalıyor, oysa alıcının blöfünü görmek ve bunu profesyonelce, sinirlerine hakim olarak karşılamak satıcı için daha uygundur.

 ” Ahmet Bey, işi  iyi bir fiyat ve hizmet sunarak almak istiyorum. Bu nedenle, istediğinizi yapamam; tehdidinize boyun eğerek işime leke düşürmek istemem.”

9.    ”Süper Sözleşme” Tuzağı

 Büyük sözleşmesi olan alıcılar, bir çok satıcıdan teklif alırlar.

 Satıcıları etkilemenin en iyi yolu ”kağıtları masanın üzerine serme” stratejisidir. Projeler masaya açılır. Satıcının ağzı sulanır. Alıcı istediğini anlatır, teklifi ister.

 Bu yönteme karşı tek savunma yolu, firmadaki uzmanlarla iyi bir ön çalışma yapmaktır.

 Her yönüyle tam bir öneri hazırlamak için zaman ayırın. Teklifinizle birlikte sağlayacağınız hizmetleri ve güvenliği de belirtin.

 Maliyetlerinizi, marjlarınızı bilin. Görüşmeye öyle girin. Çok zorlanmadıkça taviz vermeyin.

 Bunları yapmak güçtür ve alıcı bu yöntemden genellikle sonuç alır.

 

 10.  ”En düşük fiyatınız nedir?” Taktiği

 ”Olacağını söyle” taktiği de denebilir. Müşterinin en çok kullandığı taktiktir. Satıcı da benzer taktiği ” sen ne veriyorsun ?” diye sorarak uygular.

 Bu taktik pazarlığın başlayacağı bir temele en kısa yoldan ulaşmayı hedeflemektedir. Müşteri olacağını söyle diye bastırdıkça kendisini sıkışacağınız bir noktada bırakacak fiyat söylemeyiniz. Fiyatınızı marjlı söyleyiniz. Çünkü pazarlık devam edecektir. Verdiğiniz fiyata karşı bir takım tavizler isteyin. Örneğin, 10.000$’ a olur ama 5 villanın siparişini hemen verirseniz.

 Bildiğiniz her şeyi anlatmak zorunda değilsiniz.

 Satıcılıkta kasıtlı yanlış bilgi vermenin yeri yoktur. Ancak, müşteriye herşeyi anlatmak zorunda da değilsin.

 Bazı bilgiler, karşı taraf bilmediği sürece size üstünlük sağlar.

 Müşterinin sorduğu soruya da doğru cevap verilmelidir.

 Satıcıdan ürün veya hizmetle ilgili olarak alıcının bilmesi gereken olumsuz unsurlar dahil, herşeyi dürüstlükle anlatması beklenir. Bunun dışında anlatılması gerekmeyen konularda olabilir. Örneğin söz konusu ürünün çevrim hızının düşük olduğunu bu nedenle ilave bir indirim verebileceğini söylemesi beklenmez.

 Müşterinin bazı sorularına da cevap vermek zorunda değilsiniz. Ancak cevap verecekseniz doğru bilgi vermek  zorundasınız.

 

11.  ” Eğer….?” Taktiği

 Satıcı ve alıcıda bu taktiği kullanır.

 Müşteri şöyle sorar. ” Eğer, bu yıl 20 villayı da yaptırırsam fiyatınız ne olur?” Burada satıcının fiyat düşürmesi beklenmektedir. Satıcı fiyat düşürse bile, müşterinin bu yıl içinde 20 villayı da  yaptırması gerekmez, bu bir fiyat sınamasıdır. Bazen, müşteri bu yeni fiyatı kabul eder ve pazarlık tamamlanır.

 Satıcı şöyle bir öneride bulunabilir: ” Eğer peşin öderseniz, şu kadar indirim yapabilirim.” Müşteri kabul ederse pazarlık tamamlanır.

 ”Eğer…….” taktiği önemlidir. Çünkü taraflar kendilerini bağlayıcı bir duruma sokmadan. Karşı taraf kabul edilebilir bir öneriyle geldiğinde, uzlaşabileceklerini varsaymaktadır.

 Bazı müşteriler bu taktiği kullanmada uç noktalara gelebilir. Ve bu şekilde satıcının önerisini budayabilir. Satıcının daha önce önerdiği ancak alıcının o anda kabul etmediği öneriyi, satıştan sonra ek istekler olarak hatırlayabilir. ”Havalandırma kiremidini ücretsiz vereceğinizi söylemiştiniz, onu da istiyorum.” Satıcı haklı olarak o önerinin geri çekildiğini söyleyebilir, ama sonuçta pazarlığı başlatabilmek için ödün vermek zorunda kalacak ve genellikle de verecektir.

 ”Eğer….?” taktiği alıcının pazarlığa girmeye istekli olduğunu gösterir. Ama yanıtınızı hemen vermeyin. Fiyatlarınızı ve koşullarınızı bilin ve hesaplarınızı, herhangi bir karşı teklife nasıl karşılık verecekseniz, o şekilde yapın.

12.  ”Yanıltıcı Bilgiler” Taktiği

 Satış görüşmelerinde doğruyu söyleme konusunda daha önce değindiğimiz ahlaksal gerekliliğe rağmen, bazı alıcıların doğru olmayan bilgiler verebileceği yada en azından yanıltıcı olabileceği de  düşünülmelidir.

 Müşterinin güvenilirliği konusunda  kişisel deneyiminiz yoksa, en iyi savunma müşteriden gelen ve önerinizi etkileyebilecek her bilginin doğruluğunu araştırmaktır.

 Kişiliğe yönelik olmadığı sürece ve bilgileri kontrol etmenin olağan bir işlem olduğunu anlatmanız durumunda, müşteri doğru bilgilenme konusundaki  işteğinizi anlayışla karşılayacaktır.

 

13.  ” Tırmandırma” Taktiği

 Satıcı anlaştığı müşteriye son anda yeni bir maliyet çıkarabilir. Örneğin maliyet içine 50 düz levha ilave etmeyi unutmuşum 500$ daha vermeniz gerekiyor.

 Yada müşteri anlaşma sağlandıktan sonra satıcıya ” Bina girişindeki saçakları da kaplarsanız bu parayı  ödeyebilirim ancak” diyebilir.

 Bunlar pazarlık sırasındaki tırmandırma taktiklerine örnektir. Bu taktik alıcı veya satıcı tarafından kullanılabilir. Ahlaka uygun olduğu gibi kimi zamanda uygun olmadığı görülür. Sözleşme imzalanmadığı için kurallara uygundur.

 Bu taktikler tehlikelide olabilir. Kendisine karşı bu taktik kullanıldığında, söz konusu kişi duygusal tepki gösterebilir ve istenen değişiklik önemli olmazsa yada bundan vazgeçilmezse bile pazarlığı kesebilir.

 İnşaat sektöründeki gibi bir çok kalemden oluşan bir teklifte bulunan satıcılar, sözleşme imzalanmadan önce fiyatı artırabilir. Bu artış bir düzeltme yada ilgili ürünün maliyetindeki değişiklik nedeniyle yapılabilir. Bununla birlikte bazı satıcılar tırmandırma taktiklerini  muhtemel müşteriyi önerilen fiyatta anlaşmaya yöneltmek için kullanır.

 Siz fiyatı tırmandırdığınız da, müşteri ilk verdiğiniz fiyata razı olur. Müşteri, ”Pekala, Ahmet Bey 10.000$ üzerinden anlaşmayı yapalım ama son ilave ettiğiniz düz levhaların ücreti olan 500$’ ı katma işin içine” der.

 Tırmandırma taktiklerine karşı ne yapılabilir?

 a.      Nereye kadar ”evet” diyeceğinizi bilin.

 b.      ”Hayır” demeye  istekli olun. Alıcıya blöf yapıyor yada satışın tamamlanmasını en az sizin kadar istiyor olabilir.

 c.      Sözleşme için gerekli imzaları en kısa sürede tamamlayın. Sözleşme imzalandıktan sonra tırmandırma zordur.

 d.      Karşı tırmandırma yapmaya hazırlıklı olun ”Özür dilerim, istediğiniz ek aksesuarları karşılamayı kabul edemem, rakamları şimdi gözden geçirdim, çatı pencerelerinin takılması için 150$’ lık bir artış yapmak zorundayım.”

 14.  Ek İstemler yada ”Çöplenme” Taktiği

 Sözleşme imzalandıktan sonra müşteri sizden ek istemlerde bulunabilir ve anlaşma gereği bu istemlerin zaten karşılanacağını sandığını söyler. Pazarlık dilinde buna ”çöplenme” taktiği denir. Bu taktik tırmandırma taktiğine benzer, ama pazarlık tamamlandıktan sonra kullanılır. Ve diğerine göre talep edilen şeyin değeri daha düşüktür.

 Alıcılar çöplenme taktiğini özellikle satıcı çok çaba ve zaman sarf ettikten sonra kullanır; böylelikle, satıcının satışı korumak kaygısı ile istenen küçük ödünü çaresiz vereceğini düşünürler.

 ”Nakliyeyi siz ödersiniz.” , ”Bacaya şapka gerekecek onu da yapın, ücret talep etmeyiniz.” Bu taktiğe karşı en iyi savunma ek talepleri karşılamaya yetkili olmadığınızı söylemenizdir. Eğer alıcı ısrarlı olursa böyle bir durumda 2 yıl önce başka bir satıcının nasıl cebinden ödemek zorunda kaldığını anlatabilirsiniz.

 Sözleşme imzalanmamış, satış tamamlanmamışsa satıcı alıcının bu istemini; pazarlığın yeniden başlaması olarak görebilir ve karşılığında  o da müşteriden isteklerde bulunabilir. Ancak bu riskli bir durumdur ve satışı kaybettirebilir.

 Çöplenmeyi alışkanlık haline getirmiş sürekli bir müşteriniz varsa, bunun önüne geçmek için bazı malzemeleri yada hizmeti karşılığını diğer kalemlere yedirip ücretsiz vereceğinizi  söyleyebilirsiniz. Nakliyeyi sözleşme kapsamına dahil etmiyorum yada sizin bir havalandırma kiremidine ihtiyacınız olacak onu da ücretsiz veriyorum gibi.

 15. “İstediğimi Seçerim” Taktiği

 Verilen tekliflerde bir çok kalem malzeme yer alabilir. Müşteri bir çok yerden teklif alsa bile, toplam tutara bakarak karar verir genellikle. Çünkü bu yol, karar vermede daha hızlı ve kolaydır. Ancak , bazı müşteriler, her teklifteki ucuz kalemleri dikkate alarak, her malzeme için ayrı ayrı alım yoluna gidebilir. Örneğin, kiremidi bir firmadan, ısı yalıtıcıyı başka bir firmadan, ahşap’ ı bir diğer firmadan almak isteyebilir.

 Bu yaklaşıma “istediğimi seçerim” stratejisi yada “kiraz toplama” denir.

 Müşteri bir teklifte yüksek kalan kalemin fiyatını, düşük fiyat verilen bir teklifteki değere çekmeye çalışabilir. Bu ahlak’ a uygun bir taktiktir. Ancak, satıcılar açısından güç bir durumdur.

 ”    İstediğimi seçerim” diyen alıcıyla nasıl baş edilir?

  1. Fiyatlandırma sisteminizi çok iyi bilmelisiniz. Çizginizi bozmamaya dikkat edin. Bazı satıcılar fiyat verirken hata yapar ve sonra pişman olur.
  2. Sizin için esas olana karar verin. Ya hep, ya hiç üzerine kurulu bir pazarlığa girmenin riskleri vardır. Sizin amacınız kiremit satmaksa, alıcı yalıtıcıyı başka bir yerden almak istiyorsa, bırakın oradan alsın.Alıcının önerdiği fiyat’ a yalıtıcıyı kar etmeden bile verseniz, bu firma için kar olabilir. Çünkü, müşteriye komple hizmet etmek, müşteriye cazip gelebilir. Şirkete bağlılığı artar.
  3. Müşteriye dost olun. İyi, kaliteli ve hızlı bir hizmette biraz daha pahalı bir malı almanın faydalarını anlatın.
  4. Müşterinin yüksek bulduğu kalemler de fiyat düşürme yerine, toplam fiyatta ufak bir indirim yapın.

16.  Görüşmecileri Değiştirme Taktiği.

 Pazarlık sırasında en çok uygulanan taktiklerinden biride görüşmeci değiştirme taktiğidir. Pazarlığın tıkandığı noktada, müşteri görüşmeci değiştirilebilir. Bu müşteriye bir avantaj sağlar.

 Satıcı yorulmuştur. Alıcı, taze bir güçle karşısında durmaktadır. Yeni görüşmeci, alınan tavizleri saklı tutar, satıcının elde ettiği tavizleri yok sayar. Satıcıyı daha önce elde ettiği avantajları elde etmek için yeni tavizler vermeye zorlar.

 Bazı firmalar, önce alt düzeyde bir görevliyi satıcıyla görüşmeye gönderir. Görüşme çıkmaza girdiğinde, bir üst düzey yönetici görüşmeyi devralır. Burada, satıcının yeni görüşmecilerin geleceği baskısı ile ödünler vermenizi beklenmektedir.

 Yeni görüşmeci, daha önce anlatılan “iyi adam” taktiğini de uygulayabilir.

 Zaman zaman satıcılar da görüşmeci değiştirmeye yönelebilir. Satıcının başladığı görüşmeyi müdürü tamamlayabilir.

 Büyük projelerde işin kaybedilmemesi için alt düzeyden başlayan görüşmeler üst düzeye taşınabilir. Literatürde “kapatıcı” görüşmeci, yada piyasa da “kelle kopartıcı” denilen görüşmecilere pazarlık süreci aktarılarak işin bağlanması sağlanabilir.

 Yeni görüşmeci gelirse ne yapmalı?

  1. a.    Böyle bir durumla karşılaşabileceğinizi önceden düşünün ve nasıl bir tepki göstereceğinizi planlayın.
  1. b.    Yeni görüşmeci, daha önce varılan uzlaşmaları yok sayarsa, siz de önerilerinizi geri çekin.
  1. c.    Eski görüşmeci ile devam etmek sizin için avantajlı ise, bu olanak belirinceye kadar görüşmelere ara verebilirsiniz.
  1. d.    Yeni görüşmeci ile devam etmek isteyebilirsiniz.
  1. e.    Yeni görüşmeci, alıcı olarak daha yetkili ise, bu değişikliğin sizin için daha avantajlı olacağını göz önünde bulundurun
17.  “Farkı Aramızda Bölüşelim” Taktiği

 Görüşmeler tıkandığı zaman, tarafların teklifleri arasındaki farkın bölüşülmesi önerisi yapılabilir.

 Bu durumda karar vermede acele etmeyin. Konuyu diğer fiyat indirimleri gibi ele alım. “bölüşülecek olan farkın” ne olduğunu hesaplayın.

 Böyle bir teklifte bulunan alıcı uzlaşma eğiliminde demektir. Öneri size çok cazip gelmiyorsa, alternatif öneride bulunabilirsiniz. “Farkı bölüşemem, ama size şunu önerebilirim.”

18.  Bilgi Vermeme Taktiği

 Pazarlıkta deneyimli alıcılar, gerçek ihtiyaç, ilgi ve önceliklerini satıcıların bilmesini istemez. Deneyimli bir alıcı, alacağından daha farklı bir ürüne/hizmete ilgi göstererek satıcıyı başlangıçta başka yöne çekmesi şaşırtıcı değildir.

 Örneğin, müşteri metal kiremit almayı düşündüğü halde, daha düşük fiyatlı Shingle için teklif ister. Shingle da görüşmeler tıkanınca, bu defa peki metal kiremit alsam teklifleri ne olur diye sorar. Daha önceki görüşme çıkmaza girdiğinden, satıcı ilk teklifte vereceğinden daha düşük bir teklifle fiyat verir.

 Satıcı için, bilgi almak için en iyi zaman, pazarlığın başlamadan önceki dönemdir. Pazarlık bir kez başlandıktan sonra, müşteri satıcının kendisine karşı kullanabileceğini düşündüğü hiçbir ilgiyi vermeyecektir.

19.  “Uzmanların” Gözdağı Vermesi Taktiği

 Her satıcı, işini iyi bilmelidir. Bazen müşteri, konuyla ilgili bir uzmanı devreye sokabilir. Uzman sizin işinizle ilgili çok ayrıntılı bilgiler vererek sizi ürkütüp sindirmeye çalışabilir. Uzmanın verdiği bilgileri dinleyin ama ondan kendi bilgi ve tecrübelerinizi kullanmayacak kadar da etkilenmeyin. Kürsünün sahibi sizsiniz. Kürsüye hakim olunuz.

 “Uzmanlar” la nasıl pazarlık edilir?

 a.    Savunmaya çekilmeyin. Ünün veya hizmetle ilgili kendi bilgi ve deneyiminize sahip çıkın.

 b.    Karşınızdakinin uzmanlığını sınayın ve değerlendirin.

 c.    Söz konusu uzmanlık pazarlık konusu ile ilgili mi? Bir alanda uzman olan kişi başka bir alanda yetersizdir, ama insanlar uzmanın her söylediğini kabul etme eğilimindedir.

 d.    Uzman uzmanlığının onay görmesini bekler. Kendisini takdir ettiğinizi belirtin: “Deneyimlerinizi çok değerli buluyorum, Ahmet bey. Eminim, metal kiremitlerin saydığım özelliklerinin ne kadar önemli olduğunu biliyorsunuz.”

 e.    Pazarlığın konusu ne olursa olsun, uzmanlığı servet yada makam sahibi olmakla bir tutmayın. Satışın sonucunu diğer yollarla etkileyebilecek yetkililere saygılı olun, ancak satışı tehlikeye sokacak görüş ve fikirlere karşı çıkmaktan, görüşlerinizi açıklamaktan kaçınmayı.

 f.     Uzmanın gerçek katısından yararlanmanın yanı sıra, onun kişiliğinde hitap edin. Uzmanı yanınıza çekmek için bilginizi Kullanın: “Siz ısı izolasyonunda uzmanınız, Alüminyum folyonun ısı izolasyonunda nasıl bir rol oynadığını lütfen anlatırmısınız”

 g.    Kendinizin vereceği bilgiyi, soru sorarak uzmana anlattırın: “Burada ki detayı nasıl çözmeyi düşünüyorsanız.”

20. Satıcıyı “Hafife Alma” Taktiği

 Bazı müşteriler satıcılarla alay etmeyi ve satıcılara küçümseyici sözler söylemeyi pek sever.

Bu genellikle alıcıya güçlülük duygusunu vermek için uygulanır. “Satışlar iyi gitmiyor galiba, hiç iyi gözükmüyorsun”,”verilen en saçma teklif seninki”

 Kurusıkı tehditlerin satıcılara aşağılık duygusu yaratarak, onları alıcının isteklerine boyun eğdirmeyi amaçladığını varsayabiliriz.

 Aşağılama her zaman sözlü olmaz. Alıcı başka davranışlarla da bana gösterir. Örneğin, siz konuşuyorken, başka kişilerle görüşür,  telefon konuşması yapar, siz anlatırken işinizi yapmaya ya da önündekini okumaya devam eder.

 Bu durumda yapılacak en iyi savunma, olan biteni anlamak ve sizi etkilemesine fırsat vermemektedir. Olanı satıştan beklediğiniz kazançla, karşılaştığınız kötü davranışı tartın. Müşteriyi kazanmaya değerse görüşmeyi sürdürün.

 Karşılaştığınız davranışı onaylamadığınızı ciddi bir şeklide alıcıya anlatmanız yararlı olabilir. “Ahmet bey, görüyorum ki, sizi kötü bir zamanda aramışım. Size iletmek istediğim bazı bilgiler var. Sizin için daha uygun bir görüşme zamanı belirleyebilirmiyiz? Perşembe günü saat 10:00 sizce uygun mu?

 Bazı alıcılar da satıcılar gibi ve elbette gülümseyerek karşı atağa geçer. Ancak, bu davranışı bilerek mi yaptı bundan emin olmalısınız. Müşterilerinizin kötü davranışının, karalarınızı ve satış koşullarınızı etkilemesine izin vermemelisiniz.

 

21.  Gürültücü ve Ağzı Bozuk Müşteri

 Bazı alıcıların kaba ve kötü bir mizacı vardır. Bazı alıcılar ise gürültücü ve ağzı bozuk bir üslupla satıcıları korkutmayı ve böylece, bir an önce olabildiğince fazla ödün kopararak pazarlığı bitirmeyi amaçlar.

 Bu tür bir müşteriyle karşılaştığında, Satıcı her şeyden önce karşındakinin bir alışveriş ortağı değil, problemli bir insan olduğunu kavramlı, buna göre hareket etmelidir.

 Böyle bir alıcıyla, önce onu dinleyin, daha fazla konuşması için sorular sorun. Bunun  sonucunda hızı kesilebilir. Sesinizi yükseltmeden normal bir şekilde konuşun Konuşmanızı yaparken, kendinize güvendiğinizi  hissettirin. Davranışlarınızdaki bu zıtlık genellikle karşınızdakini de ayağını yere basmaya zorlayacaktır. En azından görüşmelere katılan diğer kişiler varsa, olumlu yönde etkileyecektir. Kolay bir durum değil tabi. Bu kişilere gerçekte hakkettiği öfkeyle karşılık verme eğiliminizin olması doğaldır. Muhtemel satış sizin için önemliyse görüşmeyi sürdürün; iş hakarete yönelen bir müşteriyi çekmeye değmeyecekse, teşekkür edip ayrılın.

22.  “Maliyet Hesabınız Nedir?”  Taktiği

 Ahlaksız bir tekliftir. Ticari etik anlayışa uygun değildir. İnşaat sektöründe bir çok kalemi içeren teklifler verilir. Bazı müşteriler maliyet analizi isteme taktiğine başvurur. İlk bakışta bu isteğin alıcının söz konusu teklife ilgi gösterdiğini düşündürebilir. Ancak satıcının böyle bir bilgiyi vermesi halinde , alıcının eline daha iyi pazarlık fırsatı geçmiş olur.

 Maliyet analizi hangi malzeme ve hizmetin ne kadar kar edildiğini gösterdiği için, alıcı bunu ne kadar düşürebileceğini hesaplamaya girişir. Ayrıca, çeşitli ürünlerin yada hizmetlerin birim fiyatına bakarak bunların bazılarını yeni tekliflere açabilir ve karın bir kısmını götürebilir.

 Devlet tarafından yapılan işlerde olduğu gibi, maliyet analizi açıklamanın gerekli olduğu durumlar dışında, satıcı böyle bir dökümü alıcıya vermek zorunda  değildir. Alıcının maliyet analizini isteğini nazikçe reddedebilirsiniz:” Bu bilgiyi size veremem Ahmet Bey, özür dilerim.

 Ancak, uygun bir fiyat karşılığında kaliteli bir iş yaptıracağınıza emin olabilirsiniz.”

Suçu firmadaki değişik departmanlara da atabilirsiniz: “Üzgünüm, muhasebe bize maliyet bilgilerini değil, liste fiyatlarını veriyor.”

 23.  Sessiz Kalma Taktiği:

 Karşınızdakinin duygusal çıkışlarda bulunması kadar, sessiz yada tepkisiz kalması da can sıkıcı bir durumdur. Evde eşleri böyle davrananlar, bu taktiğin nasıl istediğini iyi bilirler. Satıcı için karşısında sensiz kalan bir alıcıyla pazarlığı tamamlamak, sürekli itiraz eden, sorun çıkaran müşteriyle pazarlamaktan daha zordur.

 Duygularını belli etmeyen, yüzünde değişmez bir ifadeyle sessiz oturan müşteri karşısında başvurulacak tek yol, onun duygu ve düşüncelerini anlamak için soru sormaktadır.

24.  Güç Gösterisi Taktiği:

 Gücünün farkında olan bazı alıcılar görüşmeler sırasında üstü kapalı tehditler de bulunmaktan hoşlanır. Sizden istediği fiyatı vermediğiniz takdirde, ürün yada hizmeti başkasından alacaklarını söylemeyecek kadar profesyoneldirler, ancak bunu size hissettirirler. “Geçen yıl rakiplerinizden birinin, iş yaptığımız bir firmadan %5 daha ucuza mal aldığını öğrendik ve o satıcı firmayla ilişkimizi kestik. Herhalde siz müşterilerinize böyle yapmazsınız değil mi?”

 “Bir keresinde satıcı firma malların teslimini üç gün geciktirdi, elbette geri kalan tüm siparişi iptal ettik ve satıcı firmayı değiştirdik. Siz belirlenen tarihte teslim edeceğinizin garantisini veriyorsunuz, herhalde.”

 Belirli bir güç sahibi olan alıcı, karşısındaki satıcının bu gücün farkında olduğunu ve gücünün tehdit edilmediğini hissederse, anlayışlı davranmanın kendisine yaraşır bir durum olduğunu düşünecektir: “Size ve konumunuzu saygı duyuyorum Ahmet Bey, sizden yalnızca bize bir şans vermenizi istiyorum. İzin verin uygun bir fiyatla, iyi bir iş yaptığımızı size gösterelim.”

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

17 yorumlar

  1. bütün cd ler benim için çok faydalı olacak sosyalleşmek süper olacak

  2. Hayatta tek bir kişi bile, siz yaşadığınız için rahat nefes alıyorsa, siz başarılı ve amacınıza ulaşmış bir insansınız. Ralph Waldo Emerson