Perşembe , Haziran 29 2017
Ana Sayfa / Doğal Tedavi Yöntemleri / Panik Atak Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Panik Atak Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Panik Atak Nedir? Belirtileri ve Tedavisi 

PANİK ATAK nedir?

PANİK ATAĞIN belirtileri nelerdir?

PANİK ATAK hakkında bilmemiz gerekenler?

PANİK ATAK belirtisi gösteren diğer hastalıklar?

PANİK ATAĞIN nedenleri?

ve son olarak,

PANİK ATAK yaşayanlar ne yapmalı?

konusunu anlatacağım.

Bu eğitim bilgilendirme amaçlıdır. Lütfen doktorunuza başvurunuz.

Panik Atak Nedir?

Panik atak endişe, korku, kaygı, sıkıntı duygularını içinde bulunduran ve nöbetler şeklinde vücut bulan bir rahatsızlıktır.

Aniden bastıran endişe atağı, endişe nöbetidir. Atak 10 dakika içinde tırmanarak en şiddetli halini alır, zirveye çıkar ve ondan sonra yavaş yavaş azalarak kaybolur.

Panik atak psikolojik sorunlarla veya bazı hastalıklarla birlikte de görülebilir. Bu sorunu yaşayan hasta ani bir nöbette tamamen korku içinde kalır. Kişi, kalbinde bir sorun olduğunu, kalp krizi geçireceğini ve hatta öleceğini düşünür.

Hastalar genellikle panik içinde hemen doktora başvururlar. Bayılacaklarını ve çok kötü şeylerin olacağını düşünürler. Takriben yarım saate kadar atak geçmeye başlar. Hasta kendini çok bitkin ve yorgun hisseder. Bu anlarda hiç bir şey yapmak istemezler.

Panik atağı olan kişi, evinden dışarı çıkamaz hale gelebilir. Atak gelirse korkusuyla çarşıya, pazara, alışverişe gidemeyebilir, otobüslere binemeyebilir, olası bir durumda yardım almanın zor olacağı yerlere girmekten çekinebilir. Panik atak yaşayan kişi hep yanında birilerinin olmasını ister. Bu insanlar başka biriyle kendini güvende hisseder.

Panik Atağın Belirtileri Nelerdir?

Panik atağın bilinen 13 tane kadar belirtisi vardır. Bunlardan en az 4 tanesi sizde varsa panik ataklı olma ihtimaliniz fazladır.

Çoğunlukla 10 dakika kadar süren panik atak belirtileri şöyledir.

  • Çarpıntı, kalbin sert ve fırlayacakmış gibi atması,
  • Terleme, üşüme ve ateş basması,
  • Titreme,
  • Nefes alırken güçlük çekme, boğulma ve tıkanma korkusu,
  • Baş dönmesi ve her an bayılacağını düşünme,
  • Karın ağrısı çekme, bulantı ve geğirme,
  • Nefes alırken havanın yetmediğini düşünerek derin nefes alma ve nefesi kesilmek,
  • Göğüs sıkışması ve ağrı,
  • Kendine yabancılaşma, kendini hissedememe, algılama güçlüğü (diğer adıyla depersonalizasyon),
  • Çevrenin gerçek olmadığı düşüncesi (diğer adıyla derealizasyon),
  • Ölmekten korkma,
  • Başkasına zarar verme korkusu ve çıldıracağını düşünmek,
  • Vücutta uyuşma ve karıncalanma.

Panik Atak hakkında bilmemiz gerekenler?

*Panik atak bir anda ortaya çıkarak yoğunlaşır ve yavaş yavaş kaybolur. Bu nedenle panik atağın ortaya çıkmasına neden olan yer, davranış şekli veya tetikleyici etmenden uzak durmak gerekir.

*Atak herhangi bir sebep olmadan ortaya çıkabilir.
*Başlangıcı sıklıkla 20 ila 30’lu yaşlardır.
*Büyük şehirlerde yaşayan, boşanmış, şiddet görmüş, ağır travma ve zorluk yaşayan insanlarda görülme oranı daha fazladır.
*Panik atağın içinde bulunduğunuz ekonomik durum ya da eğitim düzeyiyle bağlantısı yoktur.
*Erkeklere oranla kadınlarda 2-3 kat daha fazla görülür.
*Hemen hemen her 4 insandan birinde farklı ağırlıklarda panik atak mevcuttur.
*Hastalar, yaşadıkları rahatsızlıkların fiziksel etkileri nedeniyle hemen hemen her branştaki doktora farklı nedenlerle defalarca başvururular. Bu doktorlara tedavi olarak çeşitli tahliller yaptırırlar. Nefes sorunları, kalp rahatsızlığı, mide rahatsızlıkları, kanser korkuları ile ilgili kontrol ve tahlil sonuçları temiz çıkmasına rağmen panik bozukluğunu kabullenmek istemezler.
*Bu rahatsızlığın iİlerleyen yaşlarda görünme ihtimali düşer.
*Mükemmeliyetçi, içe dönük, telaşlı, aceleci ve sıkıntılı kişiler daha yatkındırlar.
*Madde bağımlılığı ve alkol riski yüksektir ve tersi içinde benzer durum geçerlidir.
*Sürekli olarak baskı ve stres altında olmak, ağır travmalar geçirmek, misal aile ile ilgili sorunlar, boşanma ve ölüm gibi durumlar atak riskini arttırır
*Bağımlı kişilik, hayır diyememe, özgüven sorunu, iletişim sorunu, nefret, öfke, kızgınlık, hislerini dışa vuramama ve bastırılmış kimliğe sahip kişilerde çıkma ihtimali daha yüksektir.
*Stresli, depresyon geçirmiş yada geçirmekte olan, sosyal fobiye sahip kişilerde daha çok görülebilir

Panik Atak Belirtileri Gösteren Hastalıklar

Bazı durumlar ve hastalıklar benzer belirtiler nedeniyle kişilerin panik atak geçirdiğini düşünmesine sebep olurlar. Astım, kansızlık, menopoz gibi bazı tıbbi durumlar ile panik atak belirtileri birbirine benzer.

Hipoglisemi: Hipoglisemi, vücudumuz için temel enerji kaynağı olan kan şekerinde düşüş anlamına gelir ve bu durumun beyne etkisiyle kaygı ve panik atak belirtileri görülebilir. Korku, terleme, yoğun endişe, kontrol kaybı ve kafa karışıklığı bu belirtilerdendir.

Hipertiroidi: Hipertiroidinin kaygı ve panik atakları tetikleme ihtimali vardır. Hipertiroidi rahatsızlığı neticesinde vücut olması gerektiğinden fazla tiroksin hormonu salgılar. Böylece metabolizmayı hızlandıran bu hormon kaygı ve panik atak belirtilerine neden olabilir.

Panik Atak Nedenleri

Bilim adamları ve uzman kişiler kaygı ve paniğin belli bir oranda hayatta kalmamız için gerekli olduğunu söylerler. Lakin bu duygular düşünce sürecimize zarar verecek kadar yoğunlaştıklarında, normal olarak korkmamıza ve endişelenmemize sebep olurlar. Panik ataklara ya da panik bozukluğuna tam olarak neyin neden olduğu bilinmemekle beraber, bazı etmenlerin panik atakların ortaya çıkmasında çok fazla rol oynadığı bilinmektedir.

Genetik etmenler: Ailesinde panik bozukluk ve panik atak hastaları olan insanlarda panik atak belirtileri görülme ihtimali bulunmaktadır. Erkeklere oranla kadınlarda daha çok rastlanır. Sebebi bilinmemekle birlikte kadınların biyolojik etkenlerden dolayı hastalığa daha yatkın olduğu düşüncesi vardır.

Yoğun stres: Yakınımız olan veya çok sevilen bir kişinin ölümü, cinsel taciz gibi travmatik olaylar, boşanma, iflas veya doğum gibi hayat tarzında meydana gelen büyük değişiklikler, yoğun stres kaynağı olarak insanlarda panik atakların görülmesine sebep olabilir. Yaşayacağımız herhangi bir yoğun stres duygusu acil bir tehlike karşısında olduğumuz hissi yaratabilir ve de kaygının giderek daha da artmasıyla panik atak tetiklenebilir.

Taciz ve travma: Hayatımızda fiziksel ve cinsel bir tacize uğramak kaygı ve panik atakların ortaya çıkmasında çok etkin bir rol oynayabilir. Tecavüz, yangın, kaza, soygun gibi travmatik vakalar da benzer şekilde panik atağın ortaya çıkmasında etkili olabilir. Bunun gibi taciz veya travmatik olayların arkasından insanların yaşadığı korku ve stres duyguları, bu olayın tekrar olacağına dair yoğun bir endişeye dönüşebilir. Bu tarz endişelerin giderek çoğalması ve kontrol edilememesi panik atak krizlerini tetikleyecektir.

İlaçlar ve Uyarıcı Maddeler: Kullandığımız bazı ilaçlara ara vermek veya kafein, kokain, anfetamin gibi uyarıcı maddeler almak, bizde kaygı ve panik atak belirtilerine sebep olabilir. Bu kimyasalların yaptığı etkiyle vücutta oluşan kimyasal dengesizlik ve panik duygusunun tetiklenmesi sebebiyle korku, titreme, terleme, bulantı, baş dönmesi ve kontrol kaybı belirtileri görülebilir. Bütün bu durumlar kişide panik atak rahatsızlığı gelişmesine sebep olabilir.

Beyin fonksiyonları: Beynimiz etrafımızda olabilecek bir tehlikeye karşı sinir sisteminden uyarı sinyalleri aldığında, beynimizin Amigdala denilen bölgesi hemen harekete geçer. Amigdala, bizim kaygı tepkimizi kontrol eder. Bazı insanların hayatı için bir tehlike olmamasına rağmen beynin Amigdala bölgesi kaygıyı tetikler. Kaygı bizi harekete geçirdiğinde, vücudumuz böbrek üstü bezleri ile adrenalin salgılar. Adrenalinin bir diğer ismi de “dövüş ya da kaç” hormonudur. Vücudumuz adrenalin salgıladığında kalp atışlarımız hızlanır, terlemeye başlarız. Midemiz hareketlenir, nefesimiz düzensizleşir. Bütün bunlar panik atağı tanımlayan belirtilerdir.

Şayet bir tehlike altında olmamanıza rağmen vücudunuz adrenalin salgılamışsa, bu hormonu tehlikeden kaçmak için kullanamayacağınızdan vücutta adrenalinin birikmesi bir panik atağa sebep olabilir.

Panik bozukluğu olan insanlar, yaşadıkları bir panik atağın ardından devamlı bir panik atak geçirme korkusu taşımaya başladıklarından günlük hayatları bundan etkilenir.

Panik Atak Yaşayanlar Ne Yapmalı?

*Hastalığınızla ilgili detaylı bilgi edinin.
*Yürüyüş, yüzme ve tenis gibi her gün düzenli olarak yapabileceğiniz bir spor aktivitesi edinin.
*Her gün muhakkak duş alın.
*Uykunuzu düzenleyin ve düzenli olarak tatil yaparak vücudunuzu ve zihninizi dinlendirin.
*Beslenmenizi sağlıklı bir hale getirin.
*Şeker, kahve, çikolata, çay ve hormonlu yiyecek ve içeceklerden uzak durun.
*Yapabiliyorsanız daha sık doğa yürüyüşü ve gezileri yapın.
*Zevk aldığınız şeyleri belirleyin ve hobi edinin, dikkatinizi ve ilginizi oraya verin.
*Nefes ve gevşeme egzersizleri öğrenin ve her gün düzenli yapın.
*Oto hipnoz öğrenin ve günlük yaşamınızda rahatlamak ve dengeye ulaşmak için sürekli kullanın.
*Cinsel yaşantınızı, sosyal çevrenizi, arkadaş ve aile ilişkilerinizi düzenleyin.
*Kendinizi negatif düşüncelerle sabote etmekten vazgeçin.
*Düzenli olarak kendinize olumlu düşünce kalıpları belirleyin ve her gün olumlama yapın.
(Telkinler; kalbim hızlı çarpmayacak şeklinde değil ben sağlıklı bir insanım şeklinde olmalı)
*Sıkıntılarınızı ve negatif enerjilerinizi topraklayın veya atın.
*Meditasyon egzersizleri öğrenin ve düzenli olarak uygulayın.

*Bütün bu saydıklarımızı yapma konusunda devamlılık sağlayın.

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”