Cumartesi , Nisan 21 2018
Ana Sayfa / Eğitimler / Konsantrasyon-3

Konsantrasyon-3

Konsantasyonu zayıf insanlar genellikle Kararlar alırken yavaş hareket ederler.

Bu, irade gücünün bir zaafıdır. Bir şey yapmanız gerektiğini biliyor ve karar verememekten dolayı o işi erteliyorsanız, kendi kendinize engel olmuş olursunuz. Unutmayın; bir şeyi yapmamak, o şeyi yapmaktan daha kolaydır. Ancak, vicdanınız size onu yapmanızı söyleyecektir. İnsanların çoğu, yapmaları gereken bir şey hakkında zamanında karar veremediklerinden dolayı başarısız olmaktadırlar. Başarılı olanlara bir bakın; karar almada çabuk davranarak, fırsatları yakalamada atik davranmışlardır. İrade gücü, kültür, refah ve sağlık gibi her alanda kazanım için kullanılabilir.

İrade Gücünüzü kullanabilmeniz ve buna konsantra olabilmeniz için bazı ufak önerilerim olacak.

 Bazı Özel Öneriler:

Gelecek hafta boyunca, küçük günlük işlerinizde daha çabuk karar almaya çalışın. Sabah kalkmak istediğiniz saati belirleyin ve tam bu saatte kalkın. Tamamlamanız gereken herhangi bir işi tam zamanında veya daha önceden bitirin. Tabii ki, önemli meseleler üzerinde gereğince düşünmek isteyeceksinizdir. Fakat küçük şeyler hakkında çabuk karar vermekle, daha büyük şeyler hakkında da çabuk karar verebilme kabiliyetinizi geliştirmiş olursunuz. Hiçbir işi sürüncemede bırakıp

 asla ağırdan almayın. Yanlış karar vermek gibi bir risk içinde dahi olsanız, bu veya başka şekilde çabucak karar verin. Bunu bir veya iki hafta deneyin ve ne kadar ilerlediğinizi kendi gözlerinizle görün.

İrade gücümüzü ortaya koyabilmek için konsantre olmanın bir başka yolu da Girişimci ruha sahip olmaktır.

Girişimcilik Ruhunun Olmayışı:

Birçok insanı başarıdan mahrum bırakan bir etmendir. Bu tür insanlar, yaptıkları her işte hep başkalarını taklit etme durumuna düşmüşlerdir. Bazı insanlar için, “Yeterince akıllı, ama girişimci ruhu yok” denildiğini sıkça duymuşsunuzdur. Hayat, gayret etmedikleri için, yeteneklerini durmadan öğüten bir değirmen gibidir.

“Gayretle  işi  götürenler”  hayatlarını  dolu  dolu  yaşamak  için  girişim  ruhlarını kullanırken; diğerleri bugün, yarın ve her gün aynı monoton iş döngüsüne girerler. Fakirliğin sorumlusu da budur: Girişim ruhunun olmayışı ve düşünme gücü kıtlığı…

Şimdi şöyle bir düşünün

Sen de Herkes Kadar İyisin,sen de her şeyi hak ediyorsun,iyi yaşamayı,güzel bir evde oturmayı,dilediğin gibi tatil yapmayı ama bazı şeyler sana hep engel oluyor,işte bu konuda en önemli engel İş Yapma iradesine sahip olamamaktır,bunu sağlamanın en kolay yolu her kararımıza sadık olmak ve konsatrasyonumuzu sağlamak için hemen harekete geçmektir.:

İrade gücün varsa ve bunu kullanırsan, hayatın lükslerinden sen de payını alırsın. O hâlde, bu gücün sana ait olduğunu ispat etmek için, onu kullan! Sana yardım etmeleri için, başkalarına bağlı kalma! Hepimiz, kendi mücadelemizi kendimiz vermek zorundayız. Bütün dünyada mücadeleci insanlar sevilirken, korkak davrananlar her zaman   hor görülürler.

Bir işte sabırlı  olamama ve mücadeleyi bırakma, “iş yapma iradesi”nden mahrum olmaktan başka bir şey  değildir.  “Devam  edeceğim”  demek  ile  “Vazgeçiyorum”  demek,  aslında  aynı enerji ve çabayı  gerektirir. Ancak ikinci sözü söylediğiniz anda, dinamonuz kapanır ve kararlılığınız çekip gider. Kararlılığınızın kırılmasına yol verdiğiniz her seferde, aynı zamanda bu gücünüzü zayıflatırsınız da! Şunu asla unutmayın; kararlılığınızın zayıfladığını fark ettiğiniz anda, onun üzerine yoğunlaşarak konsantre olun ve keskin bir “İrade Gücü” kullanarak “işin” tamamlanmasını sağlayın.

İş Yapma İradesini Geliştirecek Özel Tavsiyeler:

“İş Yapma İradesi” bir zihinsel enerji şeklidir. Fakat açığa çıkması için doğru bir zihinsel tavra ihtiyaç vardır. Bazı insanların harika bir irade gücüne sahip olduğunun söylendiğini duyarız ki, aslında bu, yanlış bir ifadedir. Bu şu şekilde ifade edilmelidir: Bu insanların çoğu, potansiyel olarak gizli bir şekilde varolan normal irade güçlerini iyi kullanmaktadırlar.

İrade gücü derken aslında kastettiğimiz şey, bütün zihinsel enerjiyi bir araya toplamaktır. Başka birisi hakkında, asla sizden daha fazla irade gücüne sahip olduğu şeklinde bir düşünceye kapılmayın. Herkese sadece talep ettiği kadar irade gücü verilir. Eğer sahip olduğunuz her şeyi sürekli ve düzenli bir şekilde kullanırsanız, irade gücünüzü geliştirmek zorunda kalmazsınız.Ama onu nasıl kullandığınız, sizin kaderinizi belirler. Çünkü hayatınız, büyük ölçüde irade gücünüzden yararlanma şekline uygun olan bir kalıba oturacaktır. Onu doğru dürüst kullanamadıkça, ne tam bağımsız olabilir, ne de istikrar kazanabilirsiniz. Bu şekilde kendinizi kontrol edemezsiniz ve başkalarının kullanımına açık bir makine hâline gelirsiniz. İradenizi kullanmayı öğrenmeniz,  zekânızı  ve  bilgi  düzeyinizi  geliştirmenizden  çok  daha  önemlidir. İradesini nasıl kullanacağını öğrenmemiş bir adam, kararlarını çok nadiren kendisi alır. Kendisini ilgilendiren çözümlerin başkaları tarafından değiştirilmesine göz yumar. Bir düşünceden diğerine geçer durur. Ve tabiî ki, iradesini eğitmiş olan diğer insanlar dünya liderleri arasında yerini alırken; o, normalin dışında pek bir başarı da sağlayamaz.

 

 7. YOĞUNLAŞMIŞ ZİHİNSEL İSTEKLER YARATMAK 

Zihinsel talep veya içten istek duyma, başarıda çok etkili bir kuvvettir. Aklın bir

meseleye karşı yaklaşımı kişinin yüz ifadesini etkiler, davranışlarını belirler, bedensel durumunu değiştirir ve hayatını düzenler.

 Ben burada sizi sonuca götüren sessiz kuvveti açıklamaya kalkışmayacağım. Sizin  gayret  ettiğiniz  şeye  etki  edebilmek  için  zihinsel  güçlerinizi  geliştirmek istediğinizi kabul edelim. İşte, benim de burada size öğretmeyi arzu ettiğim şey bu! Zihinsel olarak yoğun bir şekilde bir şeyi istemede, harikulade bir güç ve imkân vardır. Bu da, bütün diğer güçler gibi, belli kanunlara tâbidir. Bu da, diğer bütün güçler gibi, devamlı ve sistematik bir çabayla harika bir şekilde artırılabilir.

Zihinsel istek, aklın bütün melekeleri tarafından yönlendirilmelidir. İsteğin gerçekleştirilebilmesi için, bütün söz konusu öğeler kullanılmalıdır. Bir şeyi çok kararlı bir şekilde isterseniz, dikkatinizi dağıtan diğer bütün düşüncelerin etkisini dışarıda bırakabilirsiniz. Bu tek bir şey üzerinde yoğunlaşmayı, hedefe ulaşana kadar uyguladığınızda; artık ne isterse yapabilen, tuttuğunu koparabilen bir irade geliştirmişsiniz demektir.

 Sadece sıradan şeyler yapabilmeye devam ettiğiniz müddetçe, alelade insan topluluğundan sayılırsınız. Ancak, çok az miktar dahi olsa, birilerini geçtiğiniz anda, hayatın başarılı adaylarından sayılırsınız. Başkalarından daha öne geçmek istiyorsanız, sıradan bir insandan daha fazlasını ortaya koymak zorundasınız. Eğer arzuladığınız şey üzerine odaklanır ve gayretinizi en son noktasına kadar kullanırsanız,  bunu  yapmanız  çok  kolay  olacaktır.  En  uzun  bacaklı  ve  en  güçlü kaslara sahip olan koşucu değil, en büyük şevk ve kazanma isteğini ortaya koyan koşucu yarışı kazanır.

Zihinsel istek duyma elle tutulup fark edilemediği için, gerçek değilmiş gibi görünse de, bu dünyadaki en büyük güçtür. Ve üstelik kullanması da tamamen bedavadır. Ancak bu kuvveti sizin adınıza başkası kullanamaz. Zihinsel istek duyma görünebilir bir şey değildir. Ancak serbestçe kullanabildiğiniz potansiyel bir güçtür. Kararsızlığa düştüğünüzde, size danışmanlık yapar; şüpheye düştüğünüzde, size yol gösterir.  Korktuğunuzda,  size  cesaret  verir.  Amacınızın  gerçekleşmesi  için,  size gerekli enerjiyi sağlayan motive edici güçtürNe yazık ki çok az insan, zihinsel İstemenin ne kadar güçlü bir kuvvet olduğunun farkındadır. Bu sayede arzunuzu öyle kuvvetli bir istek haline çevirebilirsiniz ki, bir başkasına söylemek zorunda olduğunuz bir şeyi, ağzınızı açmadan da ifade edebilirsiniz. Kafanızda bir şeyi düşünüp sonra da bu konuyu bir arkadaşınızla konuşmayı planlarken, daha siz bir kelime etmeden, arkadaşınızın niyetinizde olan konuyu önünüze getirdiği bir ânı hiç yaşamadınız mı?

“Zihinsel istek duyma gücü” mutlak ve sınırsız bir görüntü çizmektedir. Zihinsel isteme  duygusu  ön  plana  çıktığında,  hedefe  ulaşmak  için  gerekli  şartların  ve fırsatların gerçekleşmesini sağlar. Zihinsel İsteme duygusunun oluşturduğu gücü abarttığımı düşünmeyin. İnanın, zihinsel isteme duygusu  doğru ve dürüst amaçlarla, ihlasla kullanıldığında kişiye daha dolu bir hayat getirir. Ancak bir kez zihinsel İstek duyulduğunda, bir daha sakın geri adım atmayın. Eğer bu konuda ufak bir tereddüde düşerseniz, sizinle arzunuz arasındaki bağlantı üzerindeki akım kesilir. Sağlam bir temel oluşturmak için gereken bütün zamanınızı kullanın ki, şüphenin zerresinin bile aklınıza girmemesi için, küçük dahi olsa, bir boşluk kalmasın.

Çok istiyorsanız, çok arzu etmeli ve çok talep etmelisiniz. Talep edince de onun hep gerçekleşeceği umudunu taşıyın. Hepimiz sarf ettiğimiz çabaya göre mükâfat alırız. Zihinsel isteme gücü, bizi istediğimiz şeye götürür. Biz de olmaya karar verdiğimiz kişi oluruz. Bu şekilde, kaderimizi kendimiz kontrol etmiş oluruz.

ORTALAMA kabiliyetlere sahip her insan veya sizce sıradan olarak kabul ettiğiniz  her  insan  sadece  iki  şeyi  yapmayı  becerebilirse,  gerçekten  başarılı, bağımsız, endişeden uzak ve KENDİ KENDİNİN EFENDİSİ olabilir.

Birincisi; GEÇMİŞTE yaptığı ve ŞU ANDA yapmakta olduğu hiçbir şeyden asla tatmin olmaması gerekir. İkincisi de; İMKÂNSIZ kelimesini hiçbir zaman kendi AKLINDA ve NİYETİNDE TAŞIMAMASI için bir inanç geliştirmesi gerekir. Kişinin kendi içinde, akıl gücünü kullanabilmesini sağlayacak güveni oluşturması şarttır.

8. KONSANTRASYON SAĞLAYARAK DENGELİ BİR HAYAT YAŞAMAK 

Konsantre olan bir insanın iyi bir denge ve ağırbaşlılığa sahip olduğunu,ancak bunun yanında aklının başka yerlere dağılmasına izin veren birinin ise çabucak moralinin bozulabildiğini görürüsünüz. Dağınık hâlde iken, akıl şuuraltından şuur üstüne çıkmaya fırsat bulamaz. İki şuur bölgesinin uyumlu bir şekilde çalışabilmesi için, aklın sakin ve sessiz olması şarttır. Aklın sakinleşmesi ve huzura kavuşması için ise, konsantrasyona ihtiyaç vardır.

Aklınız huzur ve sükûnete eremediyse, asla mükemmel bir şekilde konsantre olamazsınız. O hâlde, bütün dünyayla barışık hâle gelene kadar, hep huzur verici şekilde düşünün ve size mutluluk verecek işler yapın. Bu duruma ulaştıktan sonra, istediğiniz herhangi bir şey üzerinde yoğunlaşabilmenizi engelleyecek bir zorlukla kesinlikle karşılaşmazsınız.

Aklınız huzurlu ve sakin olduğunda, siz de tedirgin ve endişeli olmazsınız. Ürkek, sert ve kaba olmaz, herhangi rahatsız edici bir düşüncenin sizi etkilemesine izin vermezsiniz. Böylece bütün yersiz korkuları bir kenara atar ve hayatınızda bir denge kurmaya başlarsınız,iş hayatıbnız,özel hayatınız,aile hayatı,sosyal hayatınız öyle bir dengeye kavuşur ki bir daha asla bu konular üzerinde tedirginlik duymazsınız.

Konsantrasyon, Seçilmiş Bir Düşünceye Dikkat Kesilmektir:

Gözün önünden geçen her şey, bilinçaltında bir görüntü oluşturur. Fakat belli bir şeye dikkat etmediğiniz müddetçe, bu gördüğünüz şeyleri hatırlayamazsınız. Örneğin, kalabalık bir caddede dikkatinizi ciddi şekilde çekecek bir şey görmeden yürürseniz, gördüğünüz hiçbir şeyi hatırlayamazsınız. Öyleyse, sadece dikkatinizi çeken şeyleri görüyorsunuz. Çalışırken de sadece gördüğünüz ve düşündüğünüz şeyleri hatırlarsınız. Bir şeye konsantre olduğunuzda ise, o şey bütün düşüncenizi meşgul eder.

Kendi Kendinizi Bilmenin Kıymeti:

Herkesin, konsantrasyonla üstesinden gelebileceği birtakım alışkanlığı vardır. Örneğin, durmadan şikayet etme gibi bir alışkanlığınızın olduğunu düşünün ya da başkaları gibi beceri ve kabiliyete sahip olmadığınız, başkaları kadar iyi olamadığınız, kendinize güvenemediğiniz ve buna benzer başka âcizlik belirtisi olan düşüncelere kapılma alışkanlığınızın olduğunu varsayalım. Bunlar bir tarafa bırakılmalı ve bunların yerine güç veren düşünceler yerleştirilmelidir. Asıl kendinizi zayıf ve güçsüz olarak düşündüğünüzde, kendi kendinizi zayıf hâle getirdiğinizi hatırlayın. Bizi biz yapan, zihinsel ve ruhsal durumumuzdur. Kendinize dikkat edin ve endişe duyarak, küçük şeyleri  kafanıza  takıp  sinirlenerek  ve  şikayet  ederek  ne  kadar  çok  zaman  israf ettiğinizi görün. Bunu ne kadar çok yaparsanız, o kadar kötü duruma düşersiniz.

Başarısızlık hakkında düşünmeye başladıysanız, hemen düşüncenizi başarıyı düşünme yönünde değiştirin. İçinizde başarı geninizi taşımaktasınız.

Bağlantı  kurduğunuz,  sosyal  ilişkiye  girdiğiniz  insanların  sizin  gibi hissetmelerini sağlayabilirsiniz. Çünkü hislerinizi çevrenize titreşimler hâlinde yayarsınız ve bu titreşimler başkaları tarafından algılanırlar. Belli bir şey üzerine odaklandığınızda, bu titreşimlerinizin bütün ışınlarını o şey üzerine yönlendirin. Düşünme ve yoğunlaşma, tüm hayat titreşimlerini yönlendiren önemli bir kuvvettir. Eğer bir kişi, bir sürü insanla dolu bir odaya girecek olsa ve kendini orada çok önemsiz biri olarak görecek olsa, diğer insanlar onu doğrudan görmedikçe, onun odada olduğunun dahi farkına varamazlar. Onu görmüş olsalar bile, gördüklerini hatırlamazlar.  Çünkü  onların  o  kişiyi  görmelerini  sağlayan  hiçbir  şey  olmamıştır. Ancak aynı kişi, aynı odaya çekici ve etkileyici bir kişiliğe sahip olduğu duygusuyla girse ve bu düşünceye konsantre olsa, ondaki bu duygu titreşimi odadaki diğer insanlar tarafından algılanacaktır. O hâlde unutmayın; siz kendinizi nasıl hissederseniz, başkalarının da sizi öyle hissetmelerine sebep olursunuz. Bu bir kanundur. Kendinizi, kendi düşüncelerinden başkalarınınkine titreşimler gönderen konsantre bir dinamo hâline getirin. O zaman dünyada belli bir güce sahip bir birey hâline gelirsiniz. Hissetmek bir sanattır ve siz hissetme sanatınızı çok iyi geliştirin. Çünkü, daha önce söylediğim gibi, başkalarının hislerinizi hissetmelerini sağlayabilirsiniz.

Ancak o zaman düşünceniz sabit bir kuvvet hâline gelir. Artık siz kendinize iyi gelmeyecek bir şeyi düşünerek, vaktinizi boşa harcamazsınız. Sizi arzunuza ulaştıracak düşünceleri, diğer düşünceler arasından cımbızla seçer gibi seçersiniz ve onların gerçekleştiğini görürsünüz.

 Neden İnsanlar Sıklıkla Konsantre Oldukları Olguları Elde Edemezler?

Çünkü, Çaresiz bir ümitsizlik içinde oturup dururlar. Arzu ettikleri olgunun, kendilerine gelmesini beklerler. Halbuki bütün güçlerini kullanarak ona şöyle bir içten gayretle uzanıverseler, onun kendilerinden o kadar da uzak olmadığını göreceklerdir. Hiç kimse bizi, kendi kendimizi sınırladığımız kadar sınırlayamaz. Yaşam yolundaki engeller, içsel koşullarımızın bir sonucudur. Dışsal koşulları kontrol edebiliriz. Onlar bizim irademize tâbidirler. Ancak içsel koşulları kontrol etmek güçlü bir irade, sabır ve ümitle olabilir.

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

16 yorumlar

  1. LYS ve YGS için sanırım süper sonuç:=)))