Cumartesi , Şubat 8 2020

Hayallerini Gerçekleştirmek İstiyorsan…

HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYORSAN…

Çekim yasasını duymayan yoktur.

Şayet bir çok insan kolay olmasına karşın bunu kullanamamaktadır.

İmajinasyon da denilen gözde canlandırma çalışmasını doğru bir şekilde nasıl yapacağımızı şimdi hep beraber öğrenelim.

Hayallerini çekim yasası ile hayatına çekmek istiyorsan imajinasyon, yani gözde canlandırma çalışmasını kesinlikle yapmalısın.

Bu çalışmaları yaparken zaman zaman şüpheye düşebilirsin.

Bunun yegane nedeni arzu ettiğin şeyi içselleştirmemen, onu gerçekten benimsememendir.

Yani, hayallerin gerçekleşmiş ve sanki onu elde etmişsin gibi düşünüp, hissetmelisin.

Burada dikkat etmen gereken asıl mesele HİSSETMEK.

Hayalini kurduğun şey şuan senin olsaydı ne hissederdin?

İşte bu duyguyu bul ve onu yaşa

Diyelim bir araba var ve onu çok istiyorsun.

Bu arabanın senin olmasını istemek yerine şunu yapmalısın;

  • O şimdi senin olsaydı ne hissederdin?
  • Hayatında ne değişirdi?
  • Nasıl bir sen olurdun?
  • Kendine olan öz saygın ne derece artardı?
  • İnsanların sana bakış açısı nasıl değişirdi?

İste bunları anlamalı ve arabanın hayatında yapacağı değişiklikleri tüm hücrelerinde hissetmelisin.

Biliyorsun; dikkatini neye verirsen onu hayatına çekersin.

Bu sebeple gözünde canlandırma çalışman ile arzuladığın şey birebir uyumlu olmalıdır.

Peki ama insanlar gözde canlandırma tekniğinde neden başarısızlar?

Bunun nedenini Michael Hall tarafından NLP eğitmene katılan “Meta Durumlar Modeli” ile anlatayım.

Zira, Meta Durumlar Modelini anlamak, kişisel gelişim ile ilgilenenler için büyük önem taşır.

Bu modele göre birincil hislerimizin arkasında ona bağlı olan başka hisler ve düşünceler yani meta durumlar bulunur.

Modelin amacı işte bu zihnin arka planındaki düşüncelere erişmek ve onları sistematik bir şekilde düzenlemektir.

Bir olaya yoğun bir tepki verdiğimizde, o kolayca silinip gitmez.

Genellikle hislerimiz hakkında düşünürüz ve bazen düşündüklerimiz hakkında da düşünürüz.

Hatta daha ileri gidip bir meseleyi zihnimizde seneler boyunca  dolaştırır dururuz.

Eğitimsiz zihinler için her düşünce, ardında iz bırakan ve asıl düşünceye dolanan bir ip gibidir.

Bu ip her yeni meta duruma girdiğimizde içimizde beslediğimiz diğer his ve düşüncelere bağlanır.

Buna bir örnek verelim.

Diyelim ki birine öfkelisin.

Burada başlangıç  hissi öfkedir.

Zira öfkeli olduğun an’a biri şahit olduysa buna utanma duygusu da eşlik edebilir.

Böylece kendini, ilk öfke anını düşünüp utanan ve utandıkça daha da çok öfkenen bir duygu sarmalında bulabilirsin.

Bu şekilde ne kadar çok devam edersen bundan kurtulman gitgide daha güç hale gelir.

Şayet bu durumdan derhal çıkmak istiyorsan, bunda kararlı olmalısın.

Bir duyguya kapıldığın anda, kendine hemen meta durumları çözecek sorular sormalısın.

Onun ardında yatan nedenleri araştırmalısın.

Esas görünen duyguyu neyin beslediğini sorguladıkça, aldığın her cevap, seni başka bir kök nedene götürür.

Misal kendine neden öfkeli olduğunu sorduğunda bunun ardındaki utanma duygusu karşına çıkar.

Kendine niçin utandığını sorduğunda ise yanındaki kişinin gözünde imajının yerle bir olduğunu hissettiğini fark edebilirsin.

Bu da seni neden sakin bir imaj çizmeye, bu kadar takıntılı  olduğun sorusuna götürebilir.

Son olarakta kendine duygusal dalgalanmalar yaşama izni vermediğini lakin ailenin seni kontrollü yaşama konusunda sıkı yetiştirdiğini görebilirsin.

Böylelikle, bu yöntemle doğru sorular sorarak, içine girdiğin meta durumları sondan başa doğru çözebilirsin.

Netice olarak ilk gösterdiğin tepkiyi değil, onun arkasında yatan düşünce ve duygular silsilesini anlarsın.

Meta Durumlar Modeline göre kendini sorgulamak sana köklü bir değişim imkânı verir.

Şimdi Gelelim Meta Durumlar Modeli ile Çekim Yasasına

İçinde çekim yasasının çalışmasını olumsuz yönde etkileyen hangi meta durumlar gizli?

Şimdi bunu ortaya çıkaracak birkaç başlangıç sorusu soralım.

Şayet bu soruları kendine sorduğunda, içinde duygusal bir tepki yükseliyorsa, orada bir meta durum yakalamışsın demektir.

Şimdi şu soruları sırayla sor.

  • İstediğimi elde ettiğimde etrafımın bana tepkisi ne olabilir?
  • Yakın çevrem ben değiştiğimde bana nasıl tepkiler verebilir?
  • Daha iyi olduğunu düşündüğüm bir hayatın bilinmezliğine karşı ne hissediyorum?
  • İstediğim şey hayatıma girdiğinde davranışlarım değişecek mi?
  • Bildiğim anlamda ben olmaktan vaz geçecek miyim?

ŞİMDİ;

Sadece istediğin şeyi tamamen elde ettiğini düşün.

Onu, tüm bedeninde hisset.

Elde ettiğinde nasıl davrandığını ve insanların sana nasıl davrandıklarını tahmin et.

Kendini nasıl hissettiğini gör.

5 duyu organını işin içine kat.

Böylece arzuyu sadece düşünmek yerine onu bizzat yaşarsın.

Arzunla bu şekil yakın bir ilişki kurduğunda ona ilişkin var olan bütün meta durumlar kendini gösterir.

Bu durumda gerçekten dürüst olman önemlidir.

Misal; yeni hayatında sevdiklerinin seni dışlayacağına inanıyor olabilirsin.

Ya da sırf egonu tatmin etmek için bunları istediğini anlayabilirsin.

Ortaya çıkan her duygu ve his, samimiyetle ele alınmalı ve ardında yatan meta durum açığa çıkarılmalıdır.

Yeteri kadar çözümleme yaptığında, kendini daha emin ellerde ve güvende hissedersin.

Böylece, çekim yasası konusunda önündeki büyük engelleri ortadan kaldırırsın.

Aynı zamanda hayallerini gerçekleştirmek için arzularını serbest bırakırsın.

Öyle ki, arzu etmek ve istediklerini hayatına çekmek artık çocuk oyuncağıdır çünkü o artık içselleşmiştir.

Şimdi arkana yaslan ve arzularını bir bir yaşamaya başla.

Ali GÜLKANAT

Kişisel Gelişim

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Open chat
1
Hoşgeldiniz!
"AliGulkanat.Com.Tr" olarak size yardımcı olmak için buradayız. Soracağınız sorulara en kısa sürede yanıt vereceğiz. 🙂
Powered by