Cumartesi , Aralık 15 2018
Ana Sayfa / Kitap Tavsiyeleri / Finans Zekası

Finans Zekası

Her yıl bir çok girişimci farklı sektörlerde binlerce şirket açıyor,başlangıçta kendi işlerinin sahibi olmanın verdiği o inanılmaz özgürlük ve güven duygusu,sonra şirketin yavaş yavaş işlemeye başlaması yeni siparişler alınması, paraların gelmesi ve geleceğe daha bir umutla bakış.İnsanın en önemli içgüdülerinden biri özgürlük güdüsü ve bunu tatmin etmenin en kolay yollarından biri de kendi işinin sahibi olmak,buraya kadar herşey çok güzel de malesef işin sonu o kadar güzel değil,açılan bu şirketlerin %80 i 1-2 yıl içerisinde kapanıyor,girişimciler zor durumlara düşüyor,borçlar ,umutsuzluk hepsi hayatı tyaşanmaz bir hale getiriyor.İçinde girişimcilik tutkusu olanlar tekrar deniyorlar ve tekrar,genelde sonuç yine aynı .Hiç düşündünüz mü ?Bir işe girişirken bir şirket nasıl yönetilir,paraya nasıl yön verilir,parayı kullanırken nelere dikkat etmem gerekiyor ,fiyatlandırma nasıl olmalı ,şirketimi nasıl daha hızlı ve güvenli bir şekilde büyütebilirim.Bu konularda bana birileri daha gençlik yıllarımda bir şeyler öğretseydi acaba bugünkü durumda olurmuydum? 

Özellikle kriz zamanlarında  neler yaparak bu dönemi en az zararla atlatabileceğinizi ya da bundan nasıl kazançlı çıkabileceğinizi düşündünüz mü? Krizi sadece eleştirdiniz mi yoksa kendinizden başlayarak farklı birşeyler mi yapmaya başladınız?Bütün bunları öğrenebileceğim bir okul olsaydı hayatım daha farklı olurmuydu?

 Ben de yukarıda anlattığım evrelerden bir çok kez geçerek bugüne geldim,aynı hataları defalarca yaparak,tecrübe edindim,ama her zaman düşünüyorum acaba daha gençlik yıllarımda birileri bana iş hayatını öğretseydi ,özellikle parasal konularda nasıl hareket etmem gerektiğini bilseydim bu hataları yaparmıydım?

Yıllar önce Robert Kiyosaki’nin ”Zengin Baba,Yoksul Baba” kitabını ilk okuduğumda işte tam da bu duyguları yaşıyordum.Her sayfasında yaşadığım tüm olayları,iş hayatında yaptığım hataları bulmaya başladım ve keşke bu kitabı daha ilkokuldayken okusaydım diye düşündüm,ama hiç bir şey için geç değildi.Ve biliyorum ki benimle birlikte milyonlarca insanın da zihnini açan bir kitap oldu.

Peki neydi bu kadar etkili olan şey,paraya ve iş hayatına bakış açımı değiştiren kitaptan alıntıları paylaşıyorum.


Maddi anlamda sağlam ve güvenli bir geleceğe sahip olmak istiyorsanız, eski kurallarla oynama riskini göze alamazsınız. Herkesin eğitime ihtiyacı vardır; farklı bir eğitime. Ve herkesin kuralları bilmesi gerek; farklı kuralları!

Okulda Öğretilmeyenler
Paranın idaresi okulda öğretilmez. Okullar akademik ve mesleki becerilere odaklanır, finansal becerilere değil. Okullarından iyi derecelerle mezun olmuş akıllı bankacıların, doktorların ve avukatların parasal sorunlarla uğraşmasının nedeni budur. Ulusal boyutta borçlarla uğraşmamızın nedeni ise, yüksek eğitimli politikacıların ve hükümet yetkililerinin para konularında çok az eğitimli ya da eğitimsiz olmalarıdır. Bugün etkili özgeçmiş yazmayı bilmeyen üniversite öğrencisi neredeyse yoktur, ama güçlü iş mektupları yazmayı ve finansal planlar yapmayı bilenlerin sayısı azınlıktadır. Oysa değişimlerin gerçekliğimizin ilerisinde olduğu dünyamızda finansal olarak iki temel seçeneğimiz var: Kendi finansal dehamızı uyandırmakta ya güvenli oynarız, ya da akıllı!

Zenginliğin Sırları
Zenginliğin sırrı para kazanmayı öğrenmektir. Çok basit gibi görünen ama uygulamaya geldiğinde birçok insanın almaya cesaret edemediği sorumluluklar yükleyen bir iştir para kazanmayı öğrenmek. Bu, kaybetme korkusunun kazanma arzusundan büyük olması sendromudur. Güvenli oynamayı seçmişsinizdir. Akıllı riskler alabilmek için değişime açık olmak gerekir, en iyi değişiklik ise bakış açınızı değiştirmektir. İhtiyaç duyduğumuz şey 2 kulağımızın arasında.
Yoksul ve orta sınıftan insanlar para için çalışırlar. Zenginin ise kendisi için çalışacak parası vardır. Bunu biraz açarsak, bir işyerine gidip 1 ay çalışırsanız ve onu 50 yılla çarparsanız çoğu insanın hayatlarını ne yaparak geçirdiklerini anlarsınız. Tutkuları tarafından değil, korkuları tarafından yönetilen insanların kabullendikleri yaşam biçimidir bu. Diğer taraftan paranın bizim için çalışmasını sağlamanın yolu bizim varlığımızı gerektirmeyecek işler yapmaktan geçer. Bir iş kurup o işin başına profesyonel bir yönetici getirmek, evden çalışmak, online pazarlama yapmak bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Stratejik Gönüllülük
Zenginlerin para için çalışmadığını biliyor muydunuz? Hayır gönlü zengin olanlardan bahsetmeyeceğim. Çevrenizde birçok başarı öyküsü duymuşsunuzdur, ya da ekonomi dergilerinde, işletme-yönetim kitaplarında okumuşsunuzdur. Benim tanıdığım bir örnek, bugün Türkiye’nin en büyük ütü imalatçısı ve aynı zamanda ihracatçısı çocukken çırak olarak girdiği bir yerde öğreniyor ütücülüğü, sonra bir girişimde bulunup parça montajıyla imalata başlıyor ve bugün 45 ülkeye ihracat yapan bir firmanın genel müdürü. Stratejik gönüllülük yetenek geliştirmek için hiçbir ücret talep etmeden yapılan iştir. Bu bir mağazada satış elemanı olarak çalışmak olabilir, bir ustanın yanında çıraklık olabilir, bir yönetim danışmanına asistanlık yapmak olabilir; ne olursa olsun sonuç aynıdır, kişiye ilerde geçeceği yollardan geçmiş birinin bilgi ve tecrübelerinden faydalanma ve o kişinin yaptığı hatalara düşmeme imkanını verdiği gibi, vizyon geliştirmesine ve yeni fırsat kapılarının açılmasına da yardımcı olur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta çoğu kişinin duygularıyla düşündüğünü farketmemesidir. Duygularınız duygularınızdır, ama düşünmeyi öğrenmeniz gerekir. Stratejik gönüllülük kavramının diğer özelliği de zihnimizdeki sınırları kaldırmamıza yardım etmesidir. Kendi kabuğumuzdan sıyrılıp dışımızdaki dünyada olup bitenleri algıladığımızda ve bu yönde girişimde bulunduğumuzda, aklımızın bize bir başkasının ödeyebileceğinin üzerinde para kazanmayı gösterdiğini görürüz.

Finansal Okuryazarlık
Zengin olmayı istemeyen yok gibidir ama finansal okuryazarlığa sahip kaç kişinin olduğu da tartışılır, çünkü bir serveti açıklayan şey kelimeler değil, rakamlardır. Muhasebede rakamlar değil onların bize söyledikleri önemlidir. Finansal okuryazarlığın ilk şartı servet satın almaktır, yükümlülük değil. Servet, cebinize para koyan şeydir, borç ise cebinizden para alan şeydir. Finansal okuryazarlıkta 4 önemli kavram, gelir- harcama, servet ve borç. Gelirlere örnek olarak maaşlarımızı; harcamalara örnek olarak yaptığımız alışverişleri, vergileri; borçlara örnek olarak kredi kartlarını, tüketici kredilerini; servete örnek olarak da emlakları, zihinsel mülklerimizi, faizleri ve hisse senetlerini gösterebiliriz.

Zenginler, Servet Kolonu Dolu Olan İnsanlardır
Japonların 3 şeyin gücünü çok iyi anladıkları söylenir. Kılıç, mücevher ve ayna. Kılıç silahların gücünü simgeler. Mücevher paranın gücünü simgeler. Şu deyiş bazı açılardan doğrudur: ‘Altın kuralı unutma… Altını olan kuralı koyar.’ Ayna ise kendini bilmenin gücünü simgeler. Bu güç Japon efsanelerine göre bu üçlünün en değerlisidir. Nedeni ise çoğu kimsenin kendi içsel bilgeliklerine, içlerinde yatan dehaya güvenmek yerine kalabalığa karışmasıdır. Farklı olma korkusu insanları sorunların çözümü için yeni yollar aramaktan alıkoymaktadır.

Nerede Kaybediyoruz?
Kaybettiğimiz en değerli şey kaçırdığımız fırsatlardır. Küçük fırsatlar büyük girişimlerin başlangıcıdır. Bugün değerli olan diğer şey bilgidir. Bill Gates neden dünyanın en zengini düşündünüz mü? Ya da biz niye onun kadar kazanamıyoruz? O bizim bilmediklerimizi biliyor. En güncel bilgiye sahip ve pazara istediğini vererek bu bilgiyi yatırımlarında kullanmasını iyi biliyor. Bilgi en büyük zenginliğimizdir, en büyük riski yaratan ise bilmemektir.

Finansal zeka konusunda bir uzman olan ve danışmanlık yapan Robert Kiyosaki gençlere kazanacakları şeyler için değil, öğrenecekleri şeyler için çalışmalarını tavsiye ediyor.

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

11 yorumlar

  1. anımadığım bir ortama girdiğimde istemeden bir sessizliğe bürünüyordum.kendimi ifade etmemi sağladığınız ve hayatımı değiştirdiğiniz için sonsuz teşekürler

  2. İnanın, gerçekten inanın,bir dağı istersiniz yerinden oynatabilirsiniz. İnanırsanız bunu yapabilirsiniz. Çok insan bir dağı yerinden oynatabileceğini düşünmez. Bu nedenle de çok insan bunu denemez.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.