Cumartesi , Nisan 21 2018
Ana Sayfa / Kişisel Gelişim / Doğru Kararlar Almayı Öğrenebilirmiyiz ?

Doğru Kararlar Almayı Öğrenebilirmiyiz ?

Doğru Karar Vermeyi Öğrenebilirmiyiz ?

Hayatımızın her anında özellikle de  İş yaşamında  , önemli önemsiz birçok karar alıyoruz. Eğer karar alma konusunda iyi değilseniz ya da iyi olmadığınızı düşünüyorsanız endişelenmenize gerek yok çünkü insanların %90’ı hayatları boyunca mutlaka doğru kararlarının yanında yanlış kararlar da alıyorlar ve tabii iyi bir haber de doğru karar almak üzerine çalışırsanız ,zaman içerisinde bu yeteneğinizin geliştirilebilir olmasıdır.Karar alma sürecinde uygulanabilir olan  14 adımdan bahsetmek istiyorum , bu 14 adım üzerine ciddi bir çalışma yapıldığında ve tabii eksik yönlerimizi ortaya çıkardığımızda doğru kararlar alma yolunda da önemli adımlar atabiliyoruz.

Kararlar hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Her adımımızda, her girdiğimiz ortamda mutlaka karar alıyoruz. Burada önemli olan soru “Doğru karar alabiliyor musunuz?”

Bu soruya yanıt verebilmek için karar süreçlerini bilmemiz gerekiyor , hayatta aldığımız kararlar hangi süreçlerden geçiyor nasıl ,ne şekilde ve hangi hızla karar alıyoruz.

Düşündüğümüz zaman hayatımızda iki şekilde karar verdiğimizi görüyoruz. Birincisi belirli bir süreçten geçerek oluşan kararlar, diğeri de anında verilen kararlardır. Her iki tür kararda da belirli bir süreç izlemenin avantajları kesinlikle gözardı edilmemelidir. En önemli nokta ise , karar alırken yaşadığınız stresi azaltmaktır.

Başarılı kararlar, belirli bir süreç izlenerek alınan kararlardır. Karar alanın değerlerine ve sezgilerine dayanır. Ayrıca dikkatlice değerlendirilmiş alternatifler, seçenekler ve alınan kararın gelecekte yaratacağı etkiler de dikkate alınır. Başarılı kararlar her zaman toplumun normlarına ve beklentilerine uymayabilir. Ancak karar alan kişinin bilgi, deneyim ve seçeneklerini değerlendirmesi sonucu aldığı karar doğru bir karardır.

 

BAŞARILI KARAR ALMANIZA YARDIMCI OLACAK 14 ADIM

Bu süreç, önemli karar almanızı gerektiren her durumda kullanabileceğiniz bir süreç. Bu 10 basit adımı kullandığınız taktirde, hem profesyonel iş hayatınızda hem özel yaşamınızda daha akıllıca ve başarılı kararlar alabilirsiniz.

1. Alınması gereken kararı olabildiğince açık ve kesin bir şekilde belirleyin. Bu gerçekten sizin kararınız mı, başkasının kararı mı? Gerçekten bir karar almanız gerekiyor mu? (Eğer önünüzde en az iki seçenek yoksa, alınması gereken bir karar da yoktur.) Kararın ne zaman alınması gerekiyor? Bu karar sizin için neden önemli? Bu karardan kimler etkilenecek? Sizin için ne gibi değerler içeriyor?

2. Aklınıza gelen tüm alternatifleri bir kağıda yazın. Beyin fırtınası yapın, hayal edebildiğiniz tüm olasılıkları yazın. Kendinize sınır koymayın, hüküm verici olmayın, sadece her şeyi yazdığınızdan emin olun.

3. Gerçekleşebilecek alternatifler hakkında daha fazla bilgiyi nereden bulabileceğinizi araştırın. Sadece birkaç seçenek bulduysanız, daha fazla bilgi edinmeye çalışın. Arkadaşlarınıza, ailenize, çalışma arkadaşlarınıza, profesyonel organizasyonlara, gazetelere, dergilere ve kitaplara başvurun.

4. Seçeneklerinizi kontrol edin. Kağıda döktüğünüz seçeneklerinizin her özelliği hakkında bilgi edinmeye çalışın. Daha fazla bilgi edindikçe aklınıza daha fazla fikir geldiğini göreceksiniz.

5. Seçeneklerinizi gruplara ayırın. Aklınıza gelen tüm seçenekleri bir liste haline getirdiğinize göre şimdi onları gruplara ayırmalısınız. öncelikle her seçeneğin size ifade ettiği değeri yazın. İkinci olarak, değerlerinizi en fazla temsil eden seçenekleri seçin. Son olarak, kişisel değer tablonuza uymayan alternatifleri listeden silin.

6. Her seçeneğin sonuçlarını kafanızda canlandırın. Listenizdeki her alternatif için, o alternatifin neler getireceğini canlandırın.

Seçenekleriniz gerçeğe ne kadar yakın? Listede geriye kalan alternatiflerden hangisi en olabilecek nitelikte? Gerçekleşmesi zor görünenleri listenizden çıkarın.

Hangi seçenek size uyuyor? Kalan seçeneklerinizi gözden geçirin ve hangisinin size daha uygun olduğuna karar verin. İşte bunlar sizin akılcı ve başarılı kararlarınız. Eğer aldığınız karar sizi mutlu ediyor ancak sonuçları konusunda rahat olamıyorsanız bu o halde pek de akılcı bir karar değildir. Öte yandan bir seçeneği pek de beğenmiyor olabilirsiniz ancak sonuçları sizi çok heyecanlandırıyor olabilir. Bu da pek akıllıca bir karar olmayacaktır. Eğer hem seçenek hem de muhtemel sonucu sizi tatmin ediyorsa işte almanız gereken karar budur.1.

7. Harekete geçin! Kararınızı verdikten sonra harekete geçin. Endişe etmek ya da başa dönüp tekrar tekrar düşünmek sizi sadece üzecektir. Şu an için elinizden geleni yaptınız. Gelecekte her zaman fikrinizi değiştirme özgürlüğüne sahipsiniz. Unutmayın, hiçbir karar değiştirilemez değildir.

8. Kararınızı uygulamaya koyduktan sonra geriye dönüp kararınızı gözden geçirin. Sonuçlar beklediğiniz gibi mi? Sonuçlardan memnun musunuz? Kararınıza sadık kalmak mı istiyorsunuz yoksa birkaç değişiklik yapmak mı? Eğer aldığınız karar planladığınız şekilde gitmiyorsa, sıraladığımız karar alma sürecinin üzerinden tekrar gidin. Şu soruları kendinize sorun: Elimde yeterli bilgi yok muydu? Hangi değerler rol oynadı? Değerler benim miydi başkasına mı aitti? Unutmayın, fikrinizi her zaman değiştirebilirsiniz.

 9. Önyargılarınızı bir kenara bırakın . Her ne kadar önyargılarımız bulunmadığına ve peşin hükümlü olmadığımıza inanmak istesek de gerçek şu ki hepimizin önyargıları var ve bazen peşin hükümlü olabiliyoruz. Bunun temel nedeni, herkes dünyayı kendine göre algılıyor çünkü beyinlerimiz etrafında olup biten her şeyi almıyor, en azından bilinçli olarak.

10 yeni şeyi tek bir seferde öğrenmeyi hiç denediniz mi? Eğer denediyseniz çok çabuk bunaldığınızı ve sonunda çok az şey öğrendiğinizi biliyor olmalısınız. Bu beynin çalışma şeklinden kaynaklanıyor. Beynimiz bilgileri görüntüler ve kategorize eder, böylece fazla bilgi nedeniyle bunalmadan çevremizi algılayabiliriz.

Aşağıda karar almada sıkça yapılan hatalar yer alıyor. Bu hataları gözden geçirip dikkat ederseniz, ilerde size yardımcı olduğunu göreceksiniz.

10. Uzman bilgisine fazla önem vermek. Genellikle insanlar uzmanların söylediklerine olması gerektiğinden daha fazla önem verirler. Unutmayın ki uzmanlar da bizim gibi insan ve onların da önyargıları var ve onlar da zaman zaman peşin hükümlü olabiliyor. Bir kaynakla yetinmek yerinde birkaç kaynaktan bilgi edinirseniz böyle bir hataya düşmezsiniz.

 11. Başkalarından aldığınız bilgiye fazla değer biçmek. Birçok insan toplumda bazı insanların söylediklerine olması gerektiğinden daha fazla değer verirken, bazılarının söylediklerini hafife alırlar. örneğin, uzmanlar, aileler, yüksek statü grupları fikrimizi etkilemede öncelikli sırayı alırlar çünkü onların bizden daha çok şey bildiğini varsayarız. Ancak kendinize şu soruları sorun: Onlar problem hakkında benden daha fazla şey mi biliyorlar? Onların hayattaki değerleri benimkilerle aynı mı? Benim problemime benzer bir problem yaşadılar mı? Onların fikirlerini dikkate alın ama kararlarınızı fazla etkilemelerine izin vermeyin.

12. Başkalarından aldığınız bilgiye az değer biçmek. Farkında olsak da olmasak da bazen çocuklardan, düşük statü gruplarından, yaşlılardan aldığımız bilgileri daha az ciddiye alırız. Ancak unutulmaması gereken onların sizin probleminize diğer taraftan bakabileceği gerçeğidir. Başka bir deyişle olaylara daha geniş bir açıdan bakmak için farklı insanların değerlendirmesine de ihtiyacınız vardır.

13. Sadece duymak istediğinizi duyup görmek istediğinizi görmek. Şu alıştırmayı deneyin: bir arkadaşınıza etrafına bakıp gördüğü her yeşil şeyi not etmesini söyleyin. Sonra gözlerini kapamalarını ve etrafta kırmızı olan şeyleri söylemelerini isteyin. Hemen hemen hiç kimse yeşil olanlara odaklandıklarından kırmızı şeyleri söyleyemeyecektir. Önyargılarımız da aynı şekildedir. Eğer farkında olmadığımız beklentilerimiz ve önyargılarımız varsa, görmek istediğimiz şeyi görmeye eğilimliyizdir. Aynı şekilde biri istemediğimiz bir şey söylemeye çalışıyorsa onu duymayız. Bu çoğu insanın yaptığı bir hatadır. önemli olan önyargılarımızın farkında olmak ve karşımıza çıkan her şeye gözümüzü ve kulağımızı açık tutmak.

14. Sezgilerinize ve hislerinize güvenmemek. Hiç midenize ağrılar girmesine neden olan bir karar verdiniz mi? Vücudunuz sizinle konuşmaya çalışıyor aslında. Beynimiz sürekli olarak, bilinçli bir şekilde işlem yapabileceği kadar bilgiden daha fazlasını alır. Fazla bilgiler bilinçaltımıza gömülür. Her ne kadar bu bilgiyi istediğimiz zaman çekip çıkaramasak da vücudumuz ihtiyacımız olana kadar bilgiyi saklar. Karar verme anı geldiğinde vücudumuz sezgiler ve hislerle bize ipuçları vermeye çalışır. Hislerinize daha çok güvenirseniz emin olun uzun vadede daha başarılı ve akılcı kararlar verirsiniz.

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

14 yorumlar

  1. Yemek kültürü günden güne değişmektedir. Bu durum insanların metabolizmasında geri dönüşü olmayan hasarlar vermektedir. Bu telkin bu sorunun önüne geçmektedir.

  2. sağlık huzur mutluluk bu üçlü muteşem üçlü