Çarşamba , Aralık 13 2017
Ana Sayfa / Anne Ve Çocuk / ÇOCUĞUNUZ OKULA GİTMEK İSTEMİYOR MU?

ÇOCUĞUNUZ OKULA GİTMEK İSTEMİYOR MU?

Okula yeni başlayan çocuğunuz, ilk gün okula gitmemek için bahaneler mi uydurmaya başladı?

Okula yeni başlayan çocuğunuz, ilk gün yaşadığı heyecanı ve korkuyu üzerinden attığını düşündüğünüz bir anda, sabahları okula gitmemek için türlü bahaneler mi uydurmaya başladı? İlk günün heyecanı, farklı bir ortamda bulunmanın etkisi, yeni arkadaşlar ve annebabadan ayrılma kaygısı taşıyan her çocuk okul fobisi yaşayabilir. Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Bölümü’nden Psikolog Nur Dinçer Genç, okul korkusunun altında yatan faktörlere, anne ve çocuktan kaynaklanan nedenlere değindi.

Hazırlayan: Şenay Çelik / Bebeğim

Çocukların okul korkusu
Okul hayatı boyunca ilköğretime yeni başlayan her çocuk, birtakım korkular yaşayabilir. Bunlardan biri de çocuklarda en sık rastlanan okul korkusudur. Korkulan durum ya da nesneden genellikle kaçınılır. Çocuk okula gitmek istemez ve okula gitmemek için de fiziksel ya da duygusal bazı bahaneler uydurur. Mide bulantısı, karın ağrısı veya baş ağrısı gibi fiziksel şikayetleri olduğundan söz eder. Bazen de hayali hikayeler anlatır. Örneğin; sınıfta çok yaramaz bir çocuk olduğunu ve kendisini sürekli rahatsız ettiğini ya da öğretmenin ona kızdığını ve cezalar verdiğini söyler. Anne-baba telaş içinde okula gidip öğretmen ile konuştuklarında aslında anlatılan hikayelerin doğru olmadığını öğrenirler. Okul korkusu, eğitim hayatına yeni başlayan çocuklarda görülür. 1. sınıfa başlayan çocuklarda (özellikle de anaokuluna gitmemiş ve okul öncesi hazırlık yapmamış çocuklarda daha sık) okula başladıkları ilk birkaç gün
ağlama, sınıfa girmekte zorluk, evden servise binmek için çıkmak istememe gibi davranışlar zaman zaman gözlenir. Bu durum en fazla bir hafta sürer ve sonunda okula adapte olur. Ancak okul korkusu yaşayan çocuklarda durum genellikle süreklilik gösterir. Günler geçtikçe çocuğun okul reddi giderek artar. Fiziksel şikayetler çoğalır. Bazen anne ya da baba ile okula gelir, ama sınıfın kapısında uzun süren ve giderek artan ağlama durumları ile birlikte içeri girmeyi reddeder.

Çocuktan kaynaklanan nedenler
Çocuğun okul yaşantısını, eskiden yaşa nan bir travmatik olay tetiklemiş olabilir. Örneğin; anaokulu öğretmeni tarafından cezalandırıldığını ya da azarlandığını ve öğretmeninin sınıfta yüksek sesle konuştuğunu hatırlayıp ondan korkabilir. Diğer nedenler;

Kardeş problemi: Çocuk yeni doğan ya da küçük kardeşini evde anne ile bırakıp okula gitmek istemeyebilir, “Kardeşim bütün gün annemle evde beraber, bense okula gitmek ve ders çalışmak zorundayım.” diye düşünebilir.

Yeme problemi: Eskiden beri süregelen yeme sorunu varsa veya yemek seçiyorsa, okulda yemek yemek zorunda olduğunu düşünüp yemek saatlerinden kaçıyor olabilir.

Yanlış beklenti oluşması: Ailedeki bireylerin (anne-baba-büyükanne-dede v.s) okula yeni başlayacak olan çocuğu okul hakkında yanlış bilgilendirmeleri, okulu bir eğlence veya oyun yeri gibi anlatmaları, onun okul kuralları ile karşılaştığında hayal kırıklığı yaşamasına neden olabilir. Genellikle ebeveynler “Artık okula başlayacaksın, ne güzel bir sürü arkadaşın olacak, onlarla oynayacaksın, kocaman okul bahçesi ve oyun alanları var!” gibi sözlerle çocuğa okulu sevdirmeye çalışırlar. İyi niyetle yapılan bu tür konuşmalar çocuğun zihninde farklı bir okul algısı oluşmasına neden olur. Okula başladığında teneffüsü beklemek, ders dinlemek ve ödev gibi  sorumluluklarla karşılaşan çocuk yine büyük bir hayal kırıklığı yaşayabilir.

Arkadaşlık ve iletişim problemleri:Çekingen, iletişim kuramayan çocuklar kolay arkadaş edinemezler. İlk hareketin karşıdan gelmesini beklerler, arkadaş edinemedikleri ya da bir gruba dahil olamadıkları zaman okula karşı isteksizlik gösterebilirler.

Sosyal fobi: Sosyal fobi, çocuğun genellikle başkalarının yanında yapması gereken eylemlerden kaçınması durumudur. Sosyal fobi çocuğun günlük faaliyetlerini kesintiye uğratır. Örneğin; tahtaya kalkıp konuşmak, sınıf içinde okuma yapmak, sınıfça yapılan toplu faaliyetlere katılmak gibi durumlardan kaçınır. Bu eylemi yaptığı zaman sıkıntı ya da utanç verici olduğunu düşünür. Sınav kaygısı durumu da buna bir örnektir. Çocuğun sınav olacağını bilmesi ve başkalarının gözünde sınavdan düşük not aldığında kötü duruma düşeceğini düşünmesi sınav kaygısına yol açabilir.

Psikolog Nur Dinçer Genç: “Okula alışmasını sağlamak anne-babanın elinde”

Çocuğun korkusu kısa bir dönemi aşıyor ve okula gitmesini engelliyorsa mutlaka profesyonel yardım alınması gerekir. Çocuk, ne kadar tepki gösterirse göstersin anne ve babanın onu mutlaka okula göndermesi önemlidir. Bu günde ağlamasın, çok yıpranıyor gibi düşüncelerle okula gitmemesini onaylamak tekrar okula adapte olmasını güçleştirir. Burada adım adım sınıfa yaklaştırmak faydalıdır.
Örneğin; okula gittiğinde sınıfa girmese bile bir gün bahçede, sonraki gün sınıf koridorunda ve takip eden günlerde sınıf kapısında bulunması okula yavaş yavaş alışmasını sağlayacaktır. Özellikle anneye bağımlı olan çocukların servis ya da baba gibi bir başka aile bireyi tarafından okula götürülmesi, anne götürdüğünde kesinlikle annenin sınıfa ve hatta okul binasına girmemesi, bu şekilde ebeveynlerin bu konuda kararlı olduklarını göstermeleri gerekir. Bazen anne, çocuğu okula getirir ve ağladığı için bırakmak istemez ya da çocuk ağlamayı bırakıp sınıfa girdiğinde teneffüste bir göz atmak amacıyla çocuğun yanına gider. Bu gibi durumlar çocuk için ayrılmayı zorlaştıracaktır.

Anneden kaynaklanan nedenler
Annenin aşırı koruyucu ve kollayıcı tutum sergilemesi çocukta yabancı ortamlara karşı korku oluşmasına neden olabilir. Anne, çocuğun bağımsızlaşmasına (kendi ayakları üzerinde durmasına) yeteri kadar izin vermediği sürece, çocuğun kendine olan güveni gelişmeyebilir. Çocuk yeni ortam ve durumlar karşısında başına bir şey geleceğini ve kendi başına baş edemeyeceğini düşününce, anneden ayrılmakta güçlük çekebilir. Annenin aşırı kaygılı olması, oyunlarda fazla sınır çizmesi çocukta kaygı gelişimine yol açar. Misafirliğe gidildiğinde annenin eteğinden ayrılmama, yabancı biri ile konuşmak istememe ve annenin arkasına saklanma, parka gittiğinde başka çocuklara sokulmama gibi davranışlar gözlenebilir.

Bazen anne, çocuğun kendisi dışında birisine bağlanmasını endişe ile karşılayabilir. Örneğin; çocuğun öğretmenini sevmesi ve ona bağlanması, annede çocuğun sevgisini kaybedeceği duygusuna yol açabilir. Bu durumda anne kaygıları açık açık sözcüklere dökmese de çocuğa üstü kapalı olarak hissettireceği gibi çocuğun okuldan uzaklaşmasına da neden olabilir. Bazen daha büyük sınıflarda yaşanan not ve başarı kaygısının nedeni genellikle
anne-babaların çocuktan beklentilerinin yüksek olmasıdır. Evde çocuğu sadece iyi bir not aldığında takdir etmek ya da ödüllendirmek, düşük başarı durumunda verilen cezalar ya da öfkeli konuşmalar, çocukta beklentileri karşılayamama kaygısına yol açar.

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

21 yorumlar

  1. ‎Serüvene koşmak için trenler bekliyorsan, Güneşini yakalayıp gözlerine yerleştirmek için beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan, Yarına inanmak için gün batımına, iyi kalpli görünmek için zayıflığa; ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa, Demek ki hiç bir şey anlamadın! Bertolt Brecht

  2. eşime bunu dinletir de sonuç alırsam,çok mutlu olacağım:)))

  3. Başarı mı dediniz? Başarı tamamen şansa bağlıdır! İnanmazsanız başarısız insanlara sorun. Earl Wilson