Çarşamba , Haziran 3 2020

YENİ SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ

YENİ SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ
 
GİRİŞ
I. SOSYAL GÜVENLİK REFORMUNUN TEMEL AMACI

– Adil, kolay ulaşılabilir ve eşitlikçi bir sistem kurmak,
– Yoksulluğa karşı etkin mücadeleyi hedefleyen bir sistem kurmak,
– Mali açıdan sürdürülebilir bir sistem kurmak,
– Sosyal güvenlikte tek nokta yaklaşımını egemen kılmak (Bu ilke, halihazırda Kanada ve Yeni Zelanda’da başarı ile uygulanmaktadır).Sosyal güvenlik reformu, dört kelimeyle; sorumluluk (sisteme zorunlu tabi olmak), dayanışma (havuz sistemi), eşitlik (norm ve standart birliği) ve adalet (nimet-külfet dengesi) şeklinde özetlenmektedir.
II. SOSYAL GÜVENLİK REFORMUNA İHTİYAÇ DUYULMA NEDENİ
– Mevcut Sosyal Güvenlik Sisteminin Mali Açıdan Sürdürülebilirliğini Kaybetmiş Olması “Sosyal güvenlik kurumları finansman açığının kamu kesimi finansman açığı içindeki payının hızlı artışı” nedeniyle sosyal güvenlik finansman açığı, enflasyon ve faizler başta olmak üzere ekonomik göstergeleri olumsuz etkilemiştir. Sosyal güvenlik harcamaları için ülkelerin milli gelirden ayırdıkları payların giderek artması, makroekonomik dengeleri ve rekabet gücünü tehdit eder boyuta ulaşmıştır.

– Mevcut sistemin emeklileri yoksulluğa karşı koruyamamış olması

Mevcut sosyal güvenlik sistemi, prim-edim dengesinin tam olarak sağlanamamış olması nedeniyle emeklileri yoksulluğa karşı koruyamamıştır.

– Ülke nüfusumuzun demografik yapısındaki değişme eğilimi

Hayatta kalma beklentisinin 70 yaşa yükselmesi sonucunda nüfusun görece yaşlanacağı ihtimali doğmuştur. Ülkemizde 25-30 yıl içinde yaşlı nüfusun giderek artacağı, bu nedenle sosyal güvenlik sistemleri açısından, şimdiden önlem alınması gerektiği görüşü hakimdir. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) de Türkiye’de yaşam beklentisine ilişkin olarak, 2002-2005 döneminde hayatta kalma beklentisinin 69.8 olduğunu, bu oranın 2025 yılında 73.2’ye çıkacağını öngörmektedir. Bu durumda sosyal güvenlik sisteminin bu konuda gerekli önlemi şimdiden alması gerekmektedir. Türkiye’de nüfusun yaşlanması ihtimaline karşı, demografik fırsat penceresi diye tabir edilen Türkiye’nin genç nüfusa sahip olma avantajının (fırsat penceresi) tersine dönmemesi için şimdiden önlem alınması gerekmektedir.

DPT’nin verilerine göre doğuşta yaşam beklentisi 69-70’dir. Bu rakam, kişiler 20 yaşındayken 73, 40 yaşındayken 74, 50 yaşında ise 76 olarak ortaya çıkmaktadır. Günümüzde ortalama emekli yaşının 50-60 olduğu bu yaşlarda yaşam beklentisinin ortalama 76 yaşına karşılık geldiği gerçeği düşünülürse, emeklilik sonrası ortalama 15-20 yıl emekli maaşı alınmış olunacaktır.

Ülkemizde sigortalılar ortalama olarak 25 yıl çalışıp, 45-55 yaşında emekli olup 15-20 yıl emekli maaşı almaktadırlar. Bu durum, çalışma süresinden fazla emeklilik süresi gibi çarpıcı bir noktayı ortaya çıkarmaktadır. Diğer yandan, DPT verileri, ülkemizle diğer dünya ülkeleri arasındaki ortalama yaşam süresi farklılığının etkisiyle, emeklilik sonrası kaç yıl emekli aylığı alındığı sıralamasında dünya standartlarında orta noktalarda yer aldığımızı göstermektedir.

Diğer yandan toplam nüfusumuzun, toplam çalışan nüfusumuza oranında olumsuz yönde değişim meydana gelmesi de sosyal güvenlik reform ihtiyacını doğuran, nüfus yapımızla ilgili bir nedendir.

Ülkeler Aylık Ödeme süresi
İrlanda 8.8
Avusturya 11.7
Belçika 12
İngiltere 12.2
Türkiye 12.5
Norveç          12.9
Almanya 13
Fransa 13.1
Hollanda 13.9
İsveç  14.0

(DPT, Türkiye’de emeklilik yaşı uygulamalarının sonuçları raporu)

Yıllar Kadın Erkek
1994 62 61
1995 67 65
1996 68 65
1997 68 65
1998 68 66
1999 69 66
2000 69 67
2001 70 68
Kaynak: SSK İstatistik Yıllıkları (1997-2001)

YASLILIK AYLIĞI ALMAKTA İKEN ÖLENLERİN ORTALAMA ÖLÜM YAŞI

– Aktif pasif oranının bozulması

Aktif pasif oranı, emekli başına düşen aktif nüfus oranını, yani kaç emekli başına fiilen prim Ödeyen kaç sigortalının düştüğünü gÖstermektedir. Aktif pasif oranı, SSK’da 1.70, Bağ-Kur’da 2.30, Emekli Sandığı’nda ise 0.90 dolayındadır. Aktif pasif dengesinin bozulması, erken yaşta emeklilik uygulamaları anlamına da geldiğinden, bu durum sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini olumsuz yÖnde etkilemektedir.
Yıllar Yıllara GÖre Yaşlılık Aylığı Bağlanan Sigortalı Sayısı Ortalama Emeklilik Yaşları
Kadın Erkek Toplam
1997 179.951 47 50 49
1998 181.999 47 50 49
1999 198.879 47 49 49
2000 188.628 47 49 49
2001 209.281 49 49 49

Kaynak: SSK İstatistik Yıllıkları (1997-2001)

 

SSK’DA YAŞLILIK AYLIĞI BAGLANAN SİGORTALILARIN DAĞILIMI VE YAŞ ORTALAMALARI

BAZI ÜLKELERDE EMEKLİLİK YAŞLARI (Erkekler için)

  YILLARA GÖRE EMEKLILIK YASI
üLKELER 1990-1999 2000 Sonrası
Avustralya 61 62
Kanada 61 62
Danimarka 62 62
Finlandiya 58 59
Fransa 60 65
Yunanistan 62 61
İtalya 57 59
Japonya 70 69
Hollanda 59 61
Norveç 64 67
Portekiz 64 65
İspanya 60 61
İngiltere 61 62
Almanya 60 65
ABD 63 65

çoğu OECD ülkesinde asgari emeklilik yaşı 65 dolayındadır. Avrupa’da 55-64 yaş grubundaki erkek işgücünün yaklaşık yarısı halen çalışmaktadır.

(Kaynak: OECD Economic Outlook, Aralık 2002)

III. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI YASASI

Sosyal güvenlik alanında tek çatı hedefinin en temel uygulamalarını içeren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSS), 31.05.2006 tarihinde kabul edildi, 16.06.2006 tarih, 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayınlandı. 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe girmesi ön görülen yasanın yürürlüğü; Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2006 tarih, 26388 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yürürlüğü durdurma ve 30.12.2006 tarih, 26392(5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan iptal kararları sonrası ertelenmişti.
Yasada yapılması öngörülen değişiklikleri içeren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair 5754 sayılı Kanun, 17.04.2008 tarihinde kabul edilmiş; 08.05.2008 tarih, 26870 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. 5510 sayılı SSGSS kanununun aşamalı bir biçimde yürürlüğe girmesine karar verilmiş, kanunun tüm hükümleri 01.10.2008 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş durumdadır. Öte yandan; kanunun uygulamalarını açıklayan;
-Sosyal sigorta işlemleri yönetmeliği ve
-Genel sağlık sigortası işlemleri yönetmeliği
28.08.2008 tarih, 26981 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Gerek kanun, gerekse söz konusu yönetmeliklerde atıfta bulunulan SSGSS tebliğ ve yönetmelikleri ise eylül ayı sonundan başlayarak yayınlanmaya başlamıştır ve gerekli açıklamalar yapılmaktadır.
Bütün bu düzenlemeler ışığında, sosyal sigorta işlemleri açısından 01.10.2008 itibari ile geçerlilik kazanmış durumda olan uygulamalara ilişkin temel esasları aşağıdaki soru-cevap bölümlerinde bulacaksınız.

SİGORTALILARA İLİŞKİN SORU VE CEVAPLAR

1. Sosyal Güvenlik Reformu ile kıdem tazminatları fona devredilip, bugüne kadar biriken tutarlar çalışanlara ödenecek mi?

Sosyal güvenlik reformu amacı ile düzenlenen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, sigortalılık ve emeklilik hak ve yükümlülüklerini içermekte. Söz konusu yasa kıdem tazminatı konusunda herhangi bir düzenleme getirmiyor; kıdem tazminatı uygulamaları “1475/14” kapsamında gerçekleştirilmeye devam ediyor. Bu nedenle kıdem tazminatlarının fona devri, çalışanlara bu adla ödeme yapılması benzeri bir durum şu an için gündemde değil.

2. Sosyal güvenlik destek primi ile çalışma kalkıyor mu?

Emekli maaşı almakta iken sigortalı bir işte çalışmaya başlayanlar sosyal güvenlik destek primi ödemekte. 5510 sayılı yasa açısından şu an sosyal güvenlik destek primi ile çalışmakta olan, 30 Nisan 2008 öncesi sigortalı olmuş ve emeklilik hakkını elde ettikten sonra sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışacak olanlar için uygulamanın kaldırılması söz konusu değil.

3. Yeni yasa ile sigortalı olarak çalışanların maaşlarından kesilen primler artırılıyor mu?

5510 sayılı yasa ile sigorta prim adları ve tanımlarında birtakım değişiklikler yapılmakta. Ancak çalışanların maaşlarından kesilen primler artırılmıyor. Bu nedenle çalışanların maaşlarında sigorta primlerine dayalı bir azalma olmayacak.

4. İsteğe bağlı sigortalı olunması için gerekenler nelerdir?

Bir kimsenin isteğe bağlı sigortalı olabilmesi için;
kendi adına yürüttüğü faaliyetten, devlet memurluğundan, bir işverene bağlı çalışmadan kaynaklanan zorunlu sigortalılığının bulunmaması, kuruma “SGK” isteğe bağlı sigortalılık başvurusu yapması, belirlenen primleri ödemesi gerekiyor.

5. İsteğe bağlı sigortalılık prim tutarı nedir?

İsteğe bağlı sigortalı olan kimse, prime esas kazanç alt ve üst sınırları arasında kendisinin belirlediği tutar üzerinden “% 32” sigorta primi ödeyecektir.

6. İsteğe bağlı sigortalılık durumunda sağlık yardımlarından yararlanılabilir mi?

İsteğe bağlı sigortalılar belirledikleri prime esas kazanç alt ve üst sınırları arasındaki tutar esas alınarak % 20 uzun vadeli sigorta kolları primi ve % 12 genel sağlık sigortası primi ödeyecekler. Bu durumda genel sağlık sigortası primi de ödeneceğinden, sağlık sigortasından sağlanan sağlık yardımlarından yararlanılabilecektir.

7. Sağlık yardımlarından yararlanılması için prim ödenmesi gereken süre nedir?

Bir sigortalının sağlık yardımlarından yararlanabilmesi için, son bir yılda 30 gün genel sağlık sigortası primi ödemiş olması yeterlidir.

8. Sağlık yardımlarından yararlanma süresi nedir?

Zorunlu sigortalılık nedeni ile genel sağlık sigortalısı olanlar, sigortalılıklarının sona ermesinden itibaren 10 gün süre ile sağlık sigortası yardımlarından yararlanabilirler. Son bir yılda 90 gün genel sağlık sigortası primi ödemiş olan bu durumdaki sigortalılar, sigortalılıklarının sona ermesinden itibaren 90 gün süre ile sağlık sigortası yardımlarından yararlanabilecekler.

9. Yalnız genel sağlık sigortalısı olanların sağlık sigortası yardımlarından yararlanma şartları nedir?

Yalnız genel sağlık sigortalısı olanlar primlerini kendileri ödeyeceklerdir. Bu durumdaki sigortalılar, son bir yılda 30 gün prim ödemiş olmaları ve 60 günden fazla prim borçları olmaması koşulu ile sağlık yardımlarından yararlanabileceklerdir.

10. Analık borçlanması nedir, bundan nasıl yararlanılır?

Doğum yapması nedeni ile çalışamamış olanların çocuklarının yaşaması koşulu ile çocuğun 2 yaşına kadar olan süreleri borçlanmaları mümkün. Bu konuda kuruma (SGK) başvurulması, belirlenen primlerin bir ay içinde ödenmesi gerekli.

İŞVERENLERE YÖNELİK SORU VE CEVAPLAR

1. Çalışanların sigortaya bildirilmeleri gereken süre nedir?
İşe alınan bir çalışanın en geç işe başlama tarihinden önceki gün sigortalı bildiriminin yapılması gerekli. Ancak ilk defa işyeri bildirgesi verildiğinde bu tarihten itibaren bir ay içinde işe alınanlar bu bir aylık sürenin sonuna kadar sigortaya bildirilebilecektir.2. İşyeri bildirgesi ne zaman verilmeli?

İşçi çalıştırmaya başlanan bir işyeri için, en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanan tarihte belirlenen işyeri bildirgesi formu ve gerekli belgeler ile işyeri bildirgesi verilmesi gerekiyor.3. İşyerinin devri veya nakli durumunda işyeri bildirgesi verilmesi gerekir mi?

Sigortalı çalıştırılan bir işyerini devralan işveren, en geç devir tarihinden itibaren 10. gün işyeri bildirgesi vermek durumunda. Bulunduğu ilden başka bir ile nakil edilen işyerleri için de 10 günlük sürede işyeri bildirgesi verilmesi gerekli. Ayni il içindeki işyeri nakillerinde ise, işyeri bildirgesi verilmesi gerekli değil; yalnız adres değişiklik bildirimi yeterli oluyor.

4. İs kazalarının kuruma ne zaman bildirilmesi gerekir?

Herhangi bir işçisi iş kazasına uğrayan işveren, durumu 3 işgünü içinde kuruma (SGK) bildirmekle yükümlüdür. Ancak; kazanın hemen öğrenilememesi halinde, işveren durumu öğrendiği günden itibaren 3 gün içinde gerekli bildirimi yapacaktır.

5. Kendi adına yürüttüğü faaliyet nedeni ile sigorta primi ödeyen bir kimseyi ise alan işveren, bu kimse için sigorta primi ödeyecek mi?

5510 sayılı yasa gereği ayni anda birden fazla sigortalılık kapsamına giren kimseler için, öncelikle devlet memurluğu “5510/4-1_C” sigortalılığı, bu sigortalılığın olmaması halinde önce başlayan sigortalılıkları dikkate alınacak. Kendi adına yürüttüğü faaliyeti nedeni ile sigortalı olan ve prim ödeyen bir kimsenin, bu sigortalılığı kesilmeksizin bir işverene bağlı olarak çalışmaya başlaması halinde, bu çalışma nedeni ile ayrıca sigorta primi ödenmesi gerekmeyecek.

6. İşverenler çalıştırdıkları sigortalılar için ayrıca genel sağlık sigortası bildiriminde bulunacaklar mı?

Bir işverene bağlı olarak çalışmaya başlayan sigortalı, zorunlu olarak genel sağlık sigortası kapsamında sayılır. Bu kimseler için ise giriş bildirgesi dışında genel sağlık sigortası uygulamasına yönelik ek bir bildirge verilmesi ve bildirimde bulunulması söz konusu değil.

7. Sigortalı işten çıkış bildirimi nedir, ne zaman verilir?

Herhangi bir işçisinin iş sözleşmesini sona erdiren işveren, durumu fesih tarihinden itibaren 10 gün içinde sigortalı işten çıkış formunu kullanarak kuruma (SGK) bildirmek durumunda. Bu 10 günlük sürede aylık prim hizmet bildirgesi düzenlenmesi halinde, ayrıca sigortalı işten çıkış bildirimi yapılması zorunluluğu bulunmuyor.

8. Aylık prim hizmet bildirgelerinin verilmesi ve primlerin ödenmesi için belirlenen en son tarih nedir?

İşverenler çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak düzenlemeleri gereken aylık prim hizmet bildirgelerini ve varsa eklerini ilgili olduğu ayı takip eden ayın 23. günü sonuna dek vermek durumunda. 23. günün tatil gününe rastlaması durumunda süre ilk iş günü sonuna kadar uzayacaktır. Öte yandan bu sigortalılarla ilgili olarak ödenmesi gereken sigorta primleri de ilgili olduğu ayı takip eden ayın son gününe kadar ödenmeli.

9. Toplam sigorta prim oranı ve dağılımı nedir?

Sigortalılar için toplamda eskiden olduğu üzere % 19,5 ile % 25 arasında değişen oranlarda işveren payı ve % 15 işçi payı olmak üzere, % 33,5 ile % 39 arasında değişen oranlarla sigorta primi ödenecektir.
Sigortalıların prime esas kazanç tutarları dikkate alınarak;
-“% 9”’u işçi, “% 11” i işveren payı olmak üzere “% 20” oranında uzun vadeli sigorta kolları primi,
-Tamamı işveren tarafından ödenmek üzere işin tehlike derecesine bağlı olarak “% 1” ile “% 6,5” arasında kısa vadeli sigorta kolları primi,
-“% 5”’i işçi, “% 7,5”’i işveren payı olmak üzere toplam “% 12,5” oranında genel sağlık sigortası primi alınır.
Fiili hizmet süresi kapsamındaki işler için;
-“60/360” için “+1”,
-“90/360” için “+1,5”,
-“180/360” için “+3” oranında uzun vadeli sigorta kolları primi alınır ve bu farkın tamamı işveren tarafından karşılanır. Devlet, uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası priminin “1/4”’ü oranında prim katkısı sağlar.

10. Emeklilik sonrası çalışmalarda uygulanan sosyal güvenlik destek primi “SGDP” oranı nedir?

Emeklilik maaşı almakta iken bir işverene bağlı olarak çalışmaya başlayan işçi için sosyal güvenlik destek primi “SGDP” ödenmekte. Bu primin oranı kısa vadeli sigorta kolları prim oranına % 30 oranının eklenmesi yolu ile belirlenir. % 30’luk primin % 7,5’lik kısmı işçi, % 22,5’lik kısmı ise işveren payı olarak dikkate alınmakta.

Hakkında Ali Gülkanat

Biliyoruz ki; KELEBEK ETKİSİ: ”Ankara’da bir kelebeğin kanat çırpması, Diyarbakır’da da fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, ülkenin yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”

11 yorumlar

  1. Dikkat eksikliğinin özellikle gençlerde ciddi boyutlarda olduğunu düşünüyorum. Bu calismanizin da diğerleri gibi çok yararlı olduğundan kuşkum yok.

  2. Başarılı olmak için çaba gösterirsen şans seninledir. Tembeller için şans diye bir şey yoktur. Montesquieu

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Open chat
1
Hoşgeldiniz!
"AliGulkanat.Com.Tr" olarak size yardımcı olmak için buradayız. Soracağınız sorulara en kısa sürede yanıt vereceğiz. 🙂